26 Ağustos 2016 Cuma

II. Kadın Girişimcilik Kampı 3-8 Ekim 2016

Inovasyonda Kadın Ikinci Kadın Girişimcilik Kampı 3-8 Ekim 2016
KADEM ve işbirliğiyle yapılan İnovasyonda Kadın 2. Girişimcilik Kampı'na başvuruda son gün 18 Eylül!
KADEM Logo

Genç MÜSİAD Young Business Academy


Young Business Academy projesi  ayında hayata geçiyor. 24 Ağustos–9 Eylül arasında başvuruları kaçırmayın!
Detaylar için: http://youngbusinessacademy.org/takvim/ adresine uğramayı unutmayınız.

Arş. Gör. Muhammet Negiz

YBA NEDİR?

Genç MÜSiAD çatısı altında faaliyet göstermeye başlayacak olan girişimcilik, liderlik inovasyon ve iş adamı yetiştirme akademisidir.
D

YBA’NIN FARKI NEDİR?

Türkiye’nin ve Dünyanın tanınmış alanında uzman, CEO, girişimci ve yöneticilerin vereceği eğitimlerle fark oluşturacaktır.

KİMLER BAŞVURMALI?
25 yaş altı lisans veya ön lisans programında okuyan, özgüveni yüksek, hedefleri olan, kararlı, girişimci, yeniliklere açık ahlaki disipline önem veren bireyler…




25 Ağustos 2016 Perşembe

Entelektüelin Çöküşü



Edward Said, entelektüelin çöküşünü şöyle özetler:
"Nabza göre şerbet vermek", "konuşulması gereken yerde susmak" ve "tantanalı döneklik."
Sosyal medya oldukça ilginç bir yer...
Ne ararsan onu bulursun şeklinde tanımlanacak bir özelliği var...
Ülkemizde seçim dönemi yaşanan kutuplaşma süreçleri sosyal medyada siyasiler yerine akademisyenleri takip etmeye yönlendirmişti beni... En azından daha az gerginlik yaşanan bir ortam oluşturmuştum çevremde...

Farklı görüşlere sahip ama akademik olarak nitelikli insanlar -elbette- heybelerinde ne varsa onu paylaşırlar... Yani okuduklarını ve okuttuklarını...

Bunlardan bir tanesi de Edward Said'in bir tespitini paylaşmış: Entelektüelin Çöküşü!

Nasıl yani? Entelektüel neden çöksün? 

Fikir işçilerinin inşa ettiği de çökermiş... Yani kendileri...

Nabza göre şerbet veren diyerek ilk özelliğini ortaya koymuş Said. Yani kişilik problemleri yaşayan, çevresine göre tavır alan, bir bakıma her devrin adamı olan...

Konuşulması gereken yerde susan entelektüel de çöküş yolunda demiş Said hoca... Nerede susulur ki? Haksızlık ve adaletsizlik karşısında susan dilsiz şeytandır derken Hazreti Ali bunu mu ifade ediyordu?

Tantanalı döneklik kavramına ne diyeyim bilemedim. Bu satırları yazarken kitapçılardan Edward Said kitaplarını toplamaya gitmeyi düşünüyorum çünkü... Öyle ya... Madem bir insanın adına ahkam keseceğim... Önce fikirlerini bir okuyayım...

Filistin konusundaki dik duruşu ile meşhur hocamızı bir de kendinden dinleyeyim...

Ülkemize gerçek entelektüeller lazım... Hak, adalet veya siyaset... Her yerde iyiyi arayan, doğruyu arayan ve bu süre zarfında kendisine ticari bir kazanç ya da makam-mevki beklemeyen.... İkbal peşinde değilde irfan peşinde koşan entelektüeller lazım ülkemize... Akademisyenler lazım... 

Haksız alımlarla, cemaat ya da tarikat imkanları ile bir yerlere gelmeyen... Siyasetten menfaat devşirmeyen... Güce tapmayan... Çevresine yaranmak için iftira, dedikodu vb. kötülüklerden uzak olan... Bilginin ve aydınlanmanın peşinde olan... Vatan sevdalısı insanlar lazım bize...

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç! Allah rahmet eylesin sana! Bir cümlen yetiyordu bizlere... Doğu mekteplerinde eleştirel düşünceyi okutmak gerek diyordun. Haklıydın. Ja sam syn tvoi! Hvala Alija! Hvala!

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Bilimsel Araştırma Projesi Hazırlama Eğitimi 23-25 Eylül 2016

TÜBİTAK -2237 PROJE EĞİTİMİ ETKİNLİKLERİNİ DESTEKLEME PROGRAMI
AKADEMİK DÜZEYDE BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ HAZIRLAMA EĞİTİMİ ETKİNLİĞİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER
23-25 EYLÜL 2016, KTÜ Proje Destek Birimi, TRABZON
(Son Başvuru Tarihi: 09 EYLÜL 2016)

ETKİNLİĞİN AMACI: Üniversitelerimizde fen, mühendislik, sosyal ve eğitim alanlarında görev yapan araştırmacıların ve doktora öğrencilerinin Bilimsel Araştırma Proje önerisi hazırlama ve yürütme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
KAPSAMI: Katılımcılara, proje hazırlama öncesi bilinmesi gereken; temel kavramlar, bilimsel araştırma konusunun seçimi, Hipotez kurma, Araştırmanın planlanması, Araştırma sonuçlarının analizi ve dokümantasyonun konuları etkileşimli seminerlerle anlatılacaktır. Verilen bilgiler doğrultusunda katılımcılara proje yazımı konularında uygulamalar yaptırılacaktır. Proje döngüleri ve aşamaları aktif tartışmalarla ele alınacaktır. Katılımcılara kabul ve ret edilmiş proje örnekleri sunularak, kazandıkları bilgilerin pekiştirilmesi için panel provasını yaşamaları sağlanacaktır. Eğitim sonunda katılımcıların proje önerilerini hazır hale getirmeleri temin edilecektir.
KATILIMCI SEÇİMİNE İLİŞKİN KRİTERLER
  • Herhangi bir kurumda çalışan araştırmacı veya tezinin son aşamasındaki bir doktora öğrencisi olmak,
  • Eğitim etkinliğine bir proje önerisi/fikri ile katılıyor olmak
  • Tercihen, sunduğu TÜBİTAK 1001 Programı Araştırma Projesi önerisi olumsuz sonuçlanmış olmak,
  • Daha önce bu program kapsamında desteklenen bir eğitim etkinliğine katılmamış olmak,
  • İntihalden ceza almamış olmak ve hakkında yürütülen herhangi bir soruşturma olmamak,
  • ARBİS’e üye olmak
Etkinlikte farklı disiplinlerden (Sosyal, fen, mühendislik ve eğitim) eşit sayıda ve daha fazla üniversiteden katılımcı olması planlandığından, etkinliğe kabul başvuru sırasına göre yapılmayacaktır. Sosyal, fen, mühendislik ve eğitim alanlarının her birinden yeterli başvurunun olmaması durumunda, eksiklikler diğer alanlardan karşılanacaktır.
KATILIM: Etkinliğe katılmadan önce başvurmak ve başvurunun kabul edilmesi gerekmektedir. Etkinliğe kabul edilenler ve edilemeyen başvuru sahiplerine 09 Eylül 2016 tarihinden sonra mail yoluyla bilgi verilecektir.
Katılımcılara, program sonunda katılım sertifikası verilecektir.
Katılımcıların toplantıya kişisel bilgisayarları ve bir proje fikri ile katılmaları gerekmektedir. KTÜ dışından katılan katılımcıların kırtasiye, yol, iaşe ve konaklama giderleri ile KTÜ’den katılanların kırtasiye ve iaşe giderleri proje bütçesinden karşılanacaktır.
Etkinlik 3 gün devam edecek olup, katılım %100 zorunludur. Katılımcılara etkinlik programı ve diğer bilgilendirmeler etkinlik öncesi mail yoluyla yapılacaktır.

ETKİNLİK YERİ:  KTÜ, Proje Destek Birimi, Hukuk Fakültesi 4.kat
TARİHİ: 23-25 EYLÜL 2016
KATILIMCI SAYISI: Proje Hazırlama etkinliğimiz 4 alandan (sosyal, fen, mühendislik ve eğitim) ortalama 7 kişinin katılabileceği toplam 28 kişiden oluşacak şekilde planlanmıştır.
PROJE EKİBİ:
KOORDİNATÖR:
Prof.Dr. Asim KADIOĞLU

EĞİTMENLER:
Prof.Dr. Asim KADIOĞLU (KTÜ, Biyoloji Bölümü)
Prof. Dr. Nurettin YAYLI  (KTÜ, Eczacılık Fakültesi)
Prof. Dr. Yener EYÜBOĞLU (KTÜ, Jeoloji Mühendisliği Bölümü)
Prof. Dr. Birdoğan BAKİ  (KTÜ, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi)
Prof. Dr. Bülent GÜVEN  (KTÜ, Eğitim Fakültesi)

BAŞVURU:
Prof.Dr. Asim KADIOĞLU (Proje koordinatörü)
Adres : Karadeniz Teknik Üniversitesi
Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, 61080 Trabzon
Tel: 0462 3772436  - 0462 3778679 

e-posta: projeegitimi2237@gmail.com
NOT: Başvurular, internet aracılığıyla yukarıdaki belirtilen mail adresine ekteki Başvuru Formu gönderilerek yapılabilir.

TÜGVA Uzman Yetiştirme Programı Başvuruları 1-20 Eylül 2016'da!


TÜGVA mükemmel bir eğitim programı tasarlamış. Yakın zamanda başvuruları alınacak olan eğitimin üniversitemizde de uygulanması için çaba harcayacağım dönüşte...

Bir ülkenin dili, kültür, politik yapısı, sanat ve düşünce dünyası gibi birçok konuda hazine değerinde eğitim verilmesi mükemmel bir şey!

Kıskanmamak elde değil. Umarım bu eğitimler sadece İstanbul ile kalmaz. Erzincan'da yapılacak olan eğitim için önerilerimize ne derler bakalım..

UZMAN YETİŞTİRME PROGRAMI NEDİR?

Çin, Hindistan, Rusya ve Ortadoğu toplumlarının siyasi yapısı, dış politika karakteri, tarihi ve sosyolojik kodları, ülke tarihine yön vermiş liderleri, sanatkarları ve düşünürleri hakkında derin bir birikime sahip bölge uzmanları yetiştirme programıdır.

Programa Kimler Katılabilir?
Programa aşağıdaki kriterlere uygun kişiler katılabilir:
Program erkek öğrencilere yöneliktir.
T.C. vatandaşı olmak.
18-25 yaş aralığında olmak.
Üniversitelerin hazırlık, 1, 2 veya 3. sınıf öğrencisi olmak.
Sosyal ve beşeri bilim alanlarından; uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, eğitim, sosyoloji, psikoloji, iletişim, hukuk, felsefe, ilahiyat, coğrafya, dil bilimleri, iktisat, işletme ve benzeri alanlarda lisans eğitiminde bulunmak.
Orta düzeyde Arapça veya İngilizce dillerinden birini biliyor olmak.
Sınıfını geçmiş olan öğrencilerin not ortalamalarının 3.00 veya üzerinde olması gerekir.
LYS başarı durumunda yapılacak sıralamada başarılı olmak.
Öğrencilerin programla ilgili taahhütnameyi kabul ediyor olması gerekir. (*)
Mücbir sebepler ortaya çıkmadıkça program devam ederken ders ortalamasının 3.00 altına düşmemesi ve vakıf tarafından verilen eğitimde başarılı olunması gerekmektedir.(Mücbir sebeplerin değerlendirilmesi program koordinatörlerinin takdirindedir.)

(*) Bölge Uzmanı Yetiştirme Programı Taahhütnamesi başvuru döneminde eklenecektir.


Programın Kapsamı ve Hedefi
“Bölge Uzmanı Yetiştirme Programı” yurt dışı saha çalışmalarında uzmanlaşmak üzere; Çin, Rusya, Hindistan ve Ortadoğu ülkelerinin akademik bir izlence ile siyasetinden sosyolojisine, kültüründen dil bilimine, tarihinden modern toplumsal dinamiklerine kadar uzanan geniş bir disiplinlerarası çalışmayı kapsamaktadır.

Program; 4 sene boyunca uzun vadeli eğitim olanakları sağlamasının yanı sıra, ihtisas yapmak üzere tercih edilen ülkede dil eğitimi ve staj imkanları da içermektedir. Çin, Rusya, Hindistan ve Ortadoğu ülkelerinin farklı açılardan okunabilmesine ve güncel analizlerinin çıkarılmasına yönelik; girişimci, sürekli olarak araştırmaya ve öğrenmeye hevesli, gelişime açık ve motivasyonu yüksek katılımcı öğrencilerin program süresince gerekli koşulları sağlaması ile bölge uzmanı olarak yetişmesini hedeflenmektedir.

Programın İçeriği
DİL EĞİTİMLERİÇinçe (Mandarin)
Urduca ve Hintçe
Rusça
İbranice
Farsça

BRANŞ EĞİTİMLERİ
ÇİN HALK CUMHURİYETİ

1) Çin Medeniyeti
Geçmişin Etkisi
Çin Medeniyetine Yön Veren Şahsiyetler
Konfüçyüs
Lao Tzu
II.Dünya Savaşı’nda Çin
Mao Dönemi
Mao sonrası dönem ve Kominizm
Sovyet sonrası dönem
Asya-Pasifik politikası

2) Çin Dış Politikası
Çin Dış Politikası’nın Ana Karakteri
Çin ekonomisinin bölgeselden Küresele geçişi
Yükselen Ekonomiler ve BRICS ‘in Öncüsü ÇİN
Şanghay İş Birliği Örgütü
Avrasya ve Güneydoğu Asya Enerji Savaşları

3) ÇİN Edebiyatı Okumaları

4) ÇİN’in Sosyolojik Yapısı

5) ÇİN-JAPON mücadelesi

6) Mançurya Çıkmazı

7) Hong Kong, Taiwan ve ÇİN arasındaki bağlar

8) Trans Pasifik ortaklığı

9) Yeni Yüzyılda Çin-Amerika mücadelesi

HİNDİSTAN
1) Hindistan Medeniyeti
Geçmişin etkisi
Hindistan Medeniyetine Yön Veren Şahsiyetler
Mahadma Gandhi ve Satyagraha Felsefesi
Babür Şah ve Babür Devletinin Hint Medeniyeti üzerindeki etkisi

2) Hindistanın Asya-Pasifik politikası

3) İngiltere’nin Hindistan Üzerindeki sömürgeci Emelleri ve Bağımsızlık

4) Hindistan Dış Politikası
Hindistan Dış Politikasının Ana Karakterleri
Hindistan Ekonomisinin Bölgeselden Küresele Geçişi
Avrasya ve Güneydoğu Asya Enerji Savaşları
Yükselen Ekonomiler ve BRICS Ülkeleri
Avrasya ve Güneydoğu Asya Enerji Savaşları
Hindistan’nın Sosyolojik Yapısı
Hindistan-Çin Mücadelesi
Keşmir Meselesi

8) Hindistan’ın Uzay yarışındaki Yeri ve Önemi

9) HİNT Edebiyatı Okumaları

10) Hindistan’daki Çok Dinli Yapı (Budizm, Şamanizm, Hinduizm)

11) Geleceğin Müslümanlık Üssü: HİNDİSTAN

RUSYA FEDERASYONU
1) Rusya’nın Yakın Siyasi Tarihi
Birinci Dünya Savaşı öncesi Çarlık Rusyası
Birinci Dünya Savaşı Ve Çarlık Rusyası’nın Rölü
Bolşevik Devrimi
Lenin Dönemi Sovyet Rusyası
İkinci Dünya Savaşı ve Stalin
Soğuk Savaş Dönemi
Gorbaçov ve SSCB’nin Yıkılışına Giden Süreç
Rusya Federasyonu’nun Kuruluşu

2) Rus Modernleşme Süreci

3) Osmanlı Rusya İlişkileri

4) Türk Rus İlişkisinde Fırsatlar ve Tehlikeler

5) Rus Dış Politikası
Rus Dış Politikası’nın Ana karakteri
Rus Hinterlant’ı
Yükselen Ekonomiler ve BRICS
Şanghay İş Birliği Örgütü
Avrasya Enerji Savaşı

6) Rus Ekonomisinin Ana Omurgası

7) Rus Edebiyatı Okumaları

8) Rusya’nın Sosyolojik Yapısı

TEMEL EĞİTİMLER
1) Uluslararası Sistemin Yapısı

2) Yakın Dünya Siyasi Tarihi

3) Tanzimattan Günümüze Türk Siyasi Tarihi

4) Türk Dış Politikası

5) Türkiye’nin Hinterlantı

6) Türkiye’nin Yumuşak Gücü

7) Kadim Medeniyet Perspektifi

8) Türkiye Ekonomisinin Ana Yapısı

9) Recep Tayyip Erdoğan ve Yeni Türkiye’nin İnşa Süreci

10)Büyük Türkiye İdeali

TEKNİK EĞİTİMLER
1) Yeni Medya

2) Küreselleşme ve Dijitalleşme

3) Fotoğrafçılık Eğitimi

4) İnternet Haberciliği

5) Dijital Devlet ve Dijital Vatandaşlık

6) Siber Ekosistem ve Sanal Kimlik

7) Algı Yönetimi ve Toplumsal Algı

İSLAMİ EĞİTİMLER
1) Kıraat

2) Hadis

3) İslami İlimlere Giriş

4) Anlamanın Esasları


YURTDIŞI EĞİTİMLER
1) Birinci Sene – Dil Eğitimi

2) İkinci Sene – Büyükelçilikte Staj

3) Üçüncü Sene – Seyyah Programı

4) Dördüncü Sene -Yüksek Lisans


Program Takvimi
Program başvuru tarihleri: 1 – 20 Eylül 2016
Dil Sınavı Tarihi: 24- 25 Eylül 2016
Mülakat Tarihleri: 26 – 30 Eylül 2016

Programın Başlangıç Tarihi:
10 Ekim 2016


Program Günleri ve Saatleri:Pazartesi, Çarşamba, Perşembe ve Cumartesi günleri.
Hafta içi günlerde 18:00-21:00 arası. Cumartesi günü 09:00-13:00 arası.

Not: Dersler TÜGVA İstanbul İl Temsilciliği binasında gerçekleşecektir.

İmkanlar1) Program süresince aylık 500 TL burs
2) Uzman yabancı kadrodan resmi sınavlara yönelik ücretsiz dil eğitimi
3) Öğrencinin yöneldiği uzmanlık alanı ile ilgili ücretsiz uzmanlık seminerleri
4) Bütün öğrencileri kapsayan ücretsiz genel seminerler
5) Yaz döneminde ihtisas yapılan bölgede ücretsiz dil programı ve staj
6) Programı başarı ile bitiren öğrencilere asgari 2 yıllık yurt dışı eğitim bursu.
Site Logo


23 Ağustos 2016 Salı

Bu Çeşmeden Müslümana Su İçmek Yasak!


Vaktiyle Bursa' da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
“Her kula helal, Müslüman'a haram!..”
Bursa başkent, tabi ki Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…
Gitmişler kadıya şikayete, adam yakalanıp yaka-paça huzura getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dini İslam, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslümana yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama. Adam:
- “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lakin ispat ister, delil şarttır…”dedikçe kadı kızmış:
- “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vaciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:
- “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam:
- “Bir tek Sultan'a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan'a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş… Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:
- “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helal,Müslümana haram yazarsın?..” Adam, başı önünde konuşur:
- “Delilim vardır, lakin ispat ister.”
- “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”
- “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultanım…”
- “Eeee?!..”
-“Sultanım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Museviler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” demişler. Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:
- “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan'a teşekkürler, hediyeler...
- “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… Din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:
- “Bitti mi?..” demiş adama.
- “Sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.
- “Şimdi nedir isteğin?..”
- “Efendim, payitahtımız Bursa'nın en sevilen, alimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucami imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler… Bir Allah'ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelam etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerede imam?” diye gelen-giden yok!.Halk halinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca alim için:
- “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”
- “Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!..”
- “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”
- “Sorma, sorma…”
Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
- “Eee, ne olacak şimdi?.. Adam:
- “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helallik almak lazımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:
- “Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helal edilir mi?..”
Sultan acı acı tebessüm etmiş:
- “Hava bile haram, hava bile!..” demiş..''' 

Yüzyıllar geçmiş ve hakikat değişmemiş...


Kaynak:
http://blog.milliyet.com.tr


İran Araştırmaları Merkezi Staj Programı 1 Eylül - 1 Ekim 2016, Ankara

İRAM ANKARA 2016 STAJ PROGRAMI
1 Eylül-1 Ekim 2016
İran araştırmaları merkezi, yetenekli lisans (3 ve 4. sınıf) ve lisansüstü öğrencilere akademik becerilerini geliştirmeleri ve güncel araştırma konuları hakkında bilgilenmeleri için bir staj programı düzenlemektedir.
Hangi Alanlardaki Öğrenciler Başvurabilir? İRAM çok çeşitli sosyal ve beşeri bilim alanlarından öğrencileri staj programına dâhil etmektedir: İktisat, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, eğitim, sosyoloji, psikoloji, iletişim, hukuk, felsefe, ilahiyat, edebiyat, mütercim tercümanlık ve benzeri alanlar.
Stajyerler İram’da Ne Tür Bir Eğitim Alırlar? İRAN staj programının temel eğitim yaklaşımı, yaşayarak ve yaparak öğrenmektir. Bu çerçevede, stajyerler, eğitimleri süresince İRAM’da yürütülen araştırmalarda aktif bir şekilde yer alırlar. Stajyerler, eğitimleri süresince seminer ve tartışma gruplarına dahil olurlar ve literatür taraması, basın takibi ve toplantı organizasyonu gibi etkinliklerde rol alırlar.

Tüketen Değil Üreten Üniversite


Bir önceki yazımda üniversitelere yeni kayıt olan öğrencilere bazı önerilerde bulunmuştum. Bu yazımda da üniversitelere naçizane bazı tespitlerle bir şeyler söylemek istiyorum. Büyük ihtimalle bana çok kızacaklar olacak, çok beğenenler de olacak. Başlarken öncelikle günümüzde üniversite kavramı ile eski üniversite kavramının tanımının tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini belirtmek istiyorum. Üniversite kavramını içerik, işleyiş, etki ve kapsam olarak bir daha tanımlamak gerektiğine inanıyorum. “Üniversite, bulunduğu bölgeden başlayarak bütün üniversal evrene katma değer sağlama vizyonu taşıyan kurumdur”; eğer bu tanımı anladıysak başlayalım. Bu tanımın örnekleri çağımızda öncelikle dünyanın gelişmiş ülkelerinde var. Örneğin Standford’un başta Silikon Vadisi, sonra ABD olmak üzere tüm dünyaya sağladığı katkıları buluşları ve markaları düşünün. Stanford sayesinde tüm dünyanın yarattığı katma değeri düşünün; düşündüğünüzde, “işte üniversite” budur diyeceksiniz. Bu örnekleri olabildiğince çoğaltabilirsiniz ki zaten ABD’yi küresel güç yapan da üniversitelerinden başkası değildir.

***

Şimdi Türkiye’ye dönün ve üniversitelerin katkılarını hesaplayın, kusura bakmayın ama maalesef “0”a yakın. Peki neden? Neden üniversitelerimiz misyonlarını yeniden tanımlayıp bu üretken kimliğe bürünmüyorlar? Gerek ürün temelli, gerek bilgi temelli üretimleri neden yok? Bunun birçok sebebi var ama bence en önemli sebebi kapalı olmaları ve toplumsal bağının kopukluğudur. Bilgi ve ürün üretmek yerine “ders aktarmak”, üretime odaklanma yerine “adam sendecilik” maalesef Türkiye’yi esir almış durumda. Üniversiteler adeta birer “kale”, erişilemez, önünde tapılası ilahi kurumlara dönüşmüş. Peki, ya katkıları?

Bu girdaptan kurtulabilir miyiz? Çok kolay değil, bunun için tepeden tırnağa değişim şart. Öncelikle üniversitelerin birkaç başlıkta kendilerini yeniden tanımlamaları gerekiyor. Bunlardan birincisi “okul” olmaktan çıkıp “üreten yer” olmak. Bunun için çok düşünmeye gerek yok, gerçek dünyaya bakmaları yeterli. Eskiden diploma dediğiniz belge sizi 50 sene taşırken şimdi onun gücü 6 aya hatta bazı sektörlerde “0”a düştü. Diploma pazarlamak yerine üniversitenin kapılarını açıp “maker” kültürüne göre öğrencilerin ve akademisyenlerin üretim odaklı olmalarını sağlaması gerekiyor. İkincisi, küresel kültüre uyum; üniversite yerel olamaz çünkü kavramın özü zaten üniversal. Bu açıdan tüm dünyaya açık, dünyanın her yerini kontrol eden ve anında uyum sağlayan ve yenilenen kurumlar olmak zorundalar. Üçüncüsü, sektörel ortaklıklar; en önemlisi bu üniversiteler artık şirketleri üniversiteye davet etmelidirler. Onların AR-GE bütçelerinden, markalarından faydalanarak kendilerindeki genç inovasyon gücüyle birleştirmelidirler. Düşünün, tüm dünyada üreten nüfus 17-25 yaş bizde üniversitelerde kapalı kapılar ardında duruyor. Siz bu genci o kapının arkasında tututuğunuz her gün ülke kaybediyor. İşte bunun önünü açtığınızda daha hızlanan ve daha fazla üreten bir üniversite olacaksınız. Dördüncüsü hocalara; lütfen gençleri öğrenci olarak görmeyin, onları “birer paydaş, girişimci ve ortak” olarak görün. Onları dersle boğmayın, yaratım ve girişimci kimliklerini destekleyin.

***

Yukarıyı okuyunca sanırım üniversitenin tanımının değiştiğini siz de fark ettiniz. Yeni nesil üniversitelerin yarattığı tanım, üreten ve öğrenciyi de işin içine katan sistem; üniversiteleri öğrenci ve sınıf gibi kavramlardan kurtarıp üretim alanına dönüşmesini sağlıyor. Sınıfların yerini lablar ve ofisler, notların yerini patentler ve startup’lar alıyor.

İşte üniversite budur. Bu sistemde üniversite mabed olmaktan, öğretim üyeleri bilgi ışığı olmaktan çıkıp “üreten” insanlar olmaya başlıyor. 
O zaman herkes katma değer yaratıyor. İşte bu yüzden memleket olarak tüketen değil üreten üniversiteler tek çıkış yolumuzdur. Bunun da başlangıcını birkaç üniversite yapıyor. Onları takip edin, destekleyin ve yeter ki onlara sahip çıkın.

22 Ağustos 2016 Pazartesi

ICHACS 2016 Prague





Erken kayıt tarihi 23 Eylül 2016 tarihine kadar uzatılmıştır
Merhaba,
“Sosyal Bilimleri Yeniden Düşünmek” başlıklı Uluslararası Beşeri Bilimler ve Kültürel Çalışmalar Konferansı ICHACS 2016 değerli hocalarımızdan gelen yoğun talep doğrultusunda erken kayıt tarihini 23 Eylül 2016 tarihine kadar uzatılmıştır. 2016 Kasım ayında Prag'da düzenlenecek olan Konferans, sosyal bilimler alanında çalışmalar üreten akademisyenleri ortak bir platformda bir araya getirmeyi amaçlamaktadır.
Sempozyumda aşağıdaki başlıklarda bildiri kabul edilecektir:



Felsefe
Tarih
Sosyoloji
Psikoloji
Antropoloji
İktisat
Eğitim Bilimleri
Dilbilim
Siyaset
İletişim
https://ichacs.com/2016/01/call-for-paper/ 
https://ichacs.com/


Nightcrawler: Bir Girişimcilik Hikayesi Filmi













Üniversitelerde verilen girişimcilik ve işletmecilik hakkındaki eğitimlerin pratiğe yönelik olmaması konusunda çok eleştiri söz konusudur. Bu eleştirilere hak vermemek de mümkün değil gerçekten....
Teorik alt yapısını destekleyebilsem bir doktora tezi bile yazılır aslında... İşletmecilik eğitimi ülkemizde gözden geçirilmesi gereken önemli bir sorun... Neden öğrencilerimizin özel sektör bünyesinde iş kurmasını sağlayacak adımlar konusunda becerileri eksik kalmakta? Hep öğrencileri mi suçlamalıyız yoksa eğitim sistemine de bir iki kelime söylenebilir mi? Girişimciliği lisans olarak okutan Özyeğin Üniversitesi gibi bazı üniversitelerde eğitimin pratik hayat odaklı olarak programlandığını görünce devlet üniversitesinde çalışan bir akademisyen olarak kıskanmamak elde değil. Yine Boğaziçi Üniversitesi gibi üniversitelerde öğrencilerin kendilerini geliştirme çabasını görünce hem kendimi hem de öğrencilerimi eleştiri yağmuruna tutuyorum. Neden daha fazla bireysel çaba gösterilmez ki?

Kısacası girişimcilik ve işletmecilik konusunda üniversitelerimizin verdiği eğitimleri bir adım öteye taşımamız gerekmektedir. Avrupa üniversitelerinin bir kısmında işletmecilik eğitimi konusu ayrı bir anabilim dalı olarak faaliyet göstermekte iken ülkemizde bu konuda kurumsallaşma ihtiyacından bahseden akademisyen çok az görünmekte...


Girişimcilik konusunda öğrencilere izletilebilecek bir filmden bahsetmek istiyorum: Nightcrawler ya da Türkçe versiyonu ile Gece Vurgunu....

Lou Bloom kariyer peşinde, genç ve hırslı bir adamdır. Hayatta amaca giden her yol mübahtır düsturunu benimseyen bu hırslı adam, geceleri şehirde yaşanan suç olaylarını tüm açıklığı ile kamerasına kaydetmeye başlar. Şehrin önde gelen televizyon kanallarından birinde gece muhabiri olarak işe girmesi de uzun sürmez.

Bir web sitesinde kısaca yukarıdaki gibi tanıtılmış olan film girişimcilik konusunda harcanan çabayı birebir yansıtmış karelerinde... Çevreyi gözlemlemek, potansiyelini keşfetmek, imkanlarını zorlamak, varlıklarını seferber etmek, benchmarking (kıyaslama yapmak), değer üretebilmek, insan kaynaklarını kullanabilmek, kendisini ve ürününü tanıtabilmek gibi birçok konuda Amerikan filmlerinin genelinde verilen kısa yoldan başarı elde etme vaadinden uzak bir yolda seyrediyor...

Haber kanallarına yönelik video kaydı yapan bir insanı görerek iş imkanı konusunda bilgi sahibi oluyor Lou Bloom ve imkanı nispetinde bir kamera alarak akşam karanlığının çökmesi ile birlikte haber değeri olabilecek olayları polis telsizlerinden takip ederek kaydetmeye çabalıyor. Elde ettiği kayıtları ise bir haber kanalına satarak geçimini sağlamaya çalışıyor...

Tabi ki bu mücadele daha profesyonel olmanın yollarını internet üzerinden araştırarak öğrenmeye çabalıyor. Kamera çekiminin kalitesi için gerekli olan odaklanma, açıların ayarlanması gibi çeşitli alanlarda kendisini geliştiriyor.

İşini büyütmeye başlayan Bloom, yardımcı ihtiyacını karşılamak için işsiz bir kişiyi stajyer olarak yanında çalıştırmaya başlıyor. Artık biraz daha profesyonel, biraz daha hızlı olan kahramanımız önemli bir cinayet vakasına polisten önce yetişiyor. Elbette görüntüleri yüksek bir rakamdan televizyon kanalına satıyor. Bu süre zarfında aklında olan kurumsallaşma ihtiyacını da hayata geçirerek Video Production News (VPN) şeklinde bir şirket kuruyor. Artık haberlerde kendisinin videolarını yayınlarken şirketinin isminin de yayınlanması şart koşuyor. 

Bu süre zarfında işletmecilik hayatının önemli bir sorunu olan "etik" ile de karşı karşıya olan kahramanımız bu konuda kitaplarda bahsedilen kuralları görmezden geliyor. Bu da günlük hayatla örtüşen bir durum. Girişimcilerin hepsinin etik kurallara riayet ettiğini söylemek mümkün değil maalesef...

Kaydettiği görüntülerde cinayetin faillerinin yer aldığını basından ve emniyet teşkilatından saklayan Bloom, haber videosunun devamını çekerek daha çok para kazanmak ve ismini duyurmak derdindedir. Bu süre zarfında katilleri ihbar edene para ödülü verileceğini de öğrenince kamerası ve asistanı ile birlikte yola çıkar. Asistanı stajyerlikten yardımcılığa terfi etme sözü ve ödülden pay alma karşılığında yardım etme kararı verir. 

Cinayetin faillerini takip eden ikili, bir restoranda katiller yemek yerken durumu polise haber verirler. Kendileri de polisi beklerken kameralarını hazırlarlar. Ödülün yanında haber videosundan da para kazanmayı amaçlamışlardır.

Polislerin restorana girmesi ile silahlı çatışma çıkar ve sonrasında suçlularla polisler arasında bir kovalamaca başlar. Tabi ki, peşlerinden de bizim kahramanlar araçlarından kamera kaydı yaparak gitmektedirler. Kovalamaca sonunda polislerden önemli kayıp verilmiştir ama suçlular da ölü olarak ele geçirilmiştir. Kamera kaydı yapma derdindeki Bloom ise asistanının yaşamını kaybetmesine rağmen video kaydına devam etmiş ve haber kanalına teslim etmiştir. 

Haber büyük bir infial yaratmıştır. Emniyette ifade veren Bloom, sakladığı bilgilerin varlığını reddetmiştir. Sonrasında serbest bırakılan Bloom, aldığı ödül ve video paraları ile şirketine yeni eleman ve araçlar almıştır. Ekibini büyüterek filmin devamının geleceği izlenimi ile filme veda etmiştir.

İşletmecilik ve girişimciliğin kolay olmadığını gerçek hayatta yaşanabilecek bir mücadele göstererek anlatan Bloom'un filmi izlenmeye değer. Tavsiye ederim. Derslerime geri dönme şansım olursa, muhtemelen sınavda soracağım bir film. Tabi ki bu nedenle de derste izleteceğim ya da izlenmesini ödev olarak vereceğim.

Muhammet Negiz
Araştırma Görevlisi


Google+ Followers

TWITTER




"Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mutlu olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini, memleketin ve milletin saadeti ve selameti için feda edebilen vatan evlatları çoktur." Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Contributors

Fotoğrafım
Muhammet Negiz
Research Assistant in Erzincan University, 
Faculty of Economics and Administrative Sciences,
Management and Organization Unit, 
Erzincan, Turkey
mnergiz@live.com
GSM: (+9) 0545 894 45 82
---------------------------------------------------------------------
Мухаммет Нергиз,Научный сотрудник, Эрзинджанский Университет,факультет экономических и админисративных наук, менеджмент и организация.Эрзинджан, Турция
muhaner@mail.ru
GSM: (+9) 0545 894 45 82
---------------------------------------------------------------------
мухаммет нергиз
Эрзинджан Университетi,
экономика- Менеджмен факультеті,
Менеджмент кафедрасы.
Эрзинджан
muhaner@mail.ru
GSM: (+9) 0545 894 45 82
Profilimin tamamını görüntüle