Muallimler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, nesiller ister.
"Bizge vacip olğan – soñki nefeske qadar millet ve yurt oğrunda ğayrettir." İsmail Bey Gaspıralı

21 Mayıs 2018 Pazartesi

Konferans Yayın Çağrısı: Business & Organization Research (BOR) Conference

Business & Organization Research (BOR) Conference

Konferans Yayın Çağrısı

Karabük Üniversitesinde düzenlenecek olan “Business & Organization Research” adlı uluslararası konferansımıza siz değerli bilim insanlarını davet etmekten büyük bir onur duymaktayız. Konferansımızın teması, yeni sosyal dinamiklerin bir sonucu olarak “Global Sorunlara Yerel Çözümler” dir. İşletme, İktisat ve çok disiplinli çalışmalarla sosyal bilimleri de kapsayan konferansımıza devam eden araştırmalarınızı, araştırma bulgularınızı veya tamamlanmış araştırmalarınızı gönderebilirsiniz. Tüm çalışmaların hakemlik sürecinden geçirileceği ve dünyanın önde gelen akademisyenlerini bir araya getirecek olan bu konferans, aynı zamanda güncel bilimsel meseleleri ve işletme yönetimi, kamu yönetimi, finans, yönetim ve organizasyon, örgüt sosyolojisi, sosyal hizmet gibi sosyal bilimler alanlarına ilişkin araştırma metodolojilerinin tartışılmasını sağlayacaktır. Fikirlerin paylaşıldığı ve bilim insanlarının kişisel ağlarını zenginleştireceği bu konferansta sizleri ağırlamaktan mutluluk duyacağız.
Konferansta sunulan bildiriler özet metin, genişletilmiş özet metin ve tam metin olarak konferans e-kitabında yayınlanacak olup ayrıca bilim kurulu tarafından değerlendirildikten sonra seçilen makaleler konferansı destekleyen dergilerde de tam metin olarak yayınlanacaktır.

Düzenleme Kurulu

Aşağıdaki alanlarla ilgili çalışma gönderebileceğiniz gibi konferansın temasına uyan ve alanlarda listelenmemiş olan konularda da çalışmalarınızı gönderebilirsiniz.
ALAN 1: Sosyal ve Toplum Çalışmaları
ALAN 2: Kent ve Politik Çalışmalar
ALAN 3: Kültürel ve Küresel Çalışmalar
ALAN 4: Çevresel Çalışmalar
ALAN 5: Örgütsel Çalışmalar
ALAN 6: Eğitim ve İletişim Çalışmaları
ALAN 7: Ekonomi, Finans ve Muhasebe
ALAN 8: İşletme ve Yönetim Çalışmaları
ALAN 9: Girişimcilik Çalışmaları
ALAN 10: Turizm İşletmeciliği
ALAN 11: Genel Alan

Ücret & ÖdemeERKEN   KAYIT (17 Temmuz 2018’e kadar)GEÇ KAYIT (17 Temmuz 2018’den itibaren)
Öğretim Elemanı 300 TL 400 TL
ÖĞRENCİ(Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) 250 TL 350 TL
DİNLEYİCİ, ARKADAŞ, EŞ 200 TL 250 TL

Önemli Tarihler
Özet Gönderimi İçin Son Tarih 29 Ağustos 2018
Tam Metin Gönderimi İçin Son Tarih 4 Kasım 2018
Kesin Kayıt İçin Son Tarih 3 Eylül 2018
Kongre Tarihi 12-13-14 Eylül 2018
Yukarıda belirtilen son tarihler uzatılmayacaktır.
Share:

20 Mayıs 2018 Pazar

Aliya İzzetbegoviç ve Batı

Aliya İzzetbegoviç’in Batı ile ilgili düşünceleri, Ziya Paşa’nın “Diyar-ı küfrü gezdim beldeler, kâşâneler gördüm / Dolaştım mülk-i İslâmı bütün viraneler gördüm.” dizeleri ile benzeşmekte midir?

Batı dünyasının, Şark/Osmanlı/Âlem-i İslâm karşısında askerî-siyasî-teknik alanda üstünlük elde ettiği XIX. yüzyılda münevverlerimiz, Batı’ya ve Batılılaşmaya karşı çeşitli fikirler ileri sürmüştür. Düşünce tarihimizde şayet Batı ile ilgili fikir ve hisler, yüzyıl kadar sonra da tekrardan öteye geçmiyorsa bir mesafe kat edilmediğini söylemek gerekiyor. Oysa Aliya gibi Müslüman bir bilge liderin Batı üzerine yazdıklarını dikkatle okuyarak bir asır arayla bu konudaki fikirlerin nasıl daha tutarlı bir zemine oturduğunu gözlemleyebiliriz.

Aliya 1997’de Tahran’da İKÖ toplantısında şunları söyler: “Açık konuştuğum için beni bağışlayın. Güzel yalanların bize faydası olmaz; ama acı gerçekler ilaç olabilir… Batı çürümüş değil; güçlü, örgütlü ve eğitimli. Okulları bizimkilerden iyi, kentleri bizimkilerden temiz. İnsan hakları düzeyi yüksek ve sosyal yardım konusunda daha örgütlü. Batılılar çoğunlukla sorumlu ve dakik kişiler. Bunlar, Batılılardan edindiğim tecrübelerim. Batılıların ilerlemelerinin karanlık yönünü de biliyorum ve bunun gözümden kaçmasına izin vermiyorum. Hakikat, İslam en iyisi! Ama biz en iyisi değiliz. Batı’dan nefret etmek yerine onunla rekabet etmeliyiz. Kur’an bize bunu emretmiyor mu: Hayırlı işlerde yarışın. (5/48)” (İzzetbegoviç, Tarihe Tanıklığım, Klasik Yayınları s. 414)

Aliya, bu konuşmasını bitirdiğinde bir gencin eline: “Övdüğünüz Batı’nın halkınızı yok olmaya terk ettiğini unuttunuz mu? Yalnızca Müslümanların hakiki dostunuz olduğunu hatırlayın.” şeklinde soru ve açıklama içeren notu tutuşturduğunu da anlatır. Konuşmasında “Bazı şeyleri birbirine karıştırıyoruz.” diyen Aliya, bu nota yeniden cevap verme gereği duymaz. Aliya, gerçekte Batı’yı övmüyor; Müslümanları, sığ bir nefret yerine Batılılarla müspet alanlarda rekabete çağırıyor. Ki Batılılar da, asırlar önce İslâm’a duydukları nefrete rağmen Müslümanlarla rekabet için Müslümanlardan fazlasıyla etkilenmemişler miydi?

Yine Aliya, 1997’de İKÖ Riyad toplantısında; Muhammed Esed’in Avrupa ve Amerika eleştirilerinin ihtiyatla okunması gerektiğini belirterek: “Ben şahsen Batı’nın küçük bir katmanının bozulup dejenere olduğunu düşünüyorum. Geri kalan halkın büyük çoğunluğu ise okuyup yazan, ailesi için çalışan insanlardır. Batı güçlüdür, bozulmuş bir toplumun güçlü olması beklenemez.” (age, s.541, 542) diyecektir. Aliya devamında özetle şunları da söylüyor:

“İslam’la Batı-Avrupa arasındaki ilişkiden bahsederken iki aşırı uçtan uzak durmak gerekir. Batı Medeniyetini tamamen reddetmek de (birikimden faydalanamayarak zayıf kalma) körü körüne takip etmek de(kimliğini kaybetme) eşit derecede tehlikelidir.

Batı Medeniyeti, aynı zamanda farklı din ve milletlerden olan birçok ilim adamının katkısıyla ortaya çıkmış uluslararası bir üründür. Avrupa’nın Bacon’dan bu yana değişmez güç kaynağı, “eleştirel düşünce”dir, ki bu onlara muhtemelen Araplardan geçmiştir. Bizim için hayati güç taşıyan bu eleştirel düşüncedir. –critical thinking- (Örneğin G. Henry Lewes, -İngiliz filozof ö. 1878- ‘Eğer el-Munkız’ın Descartes döneminde bir tercümesi olsaydı, herkes bu hırsızlığa - Discour de la méthode/Metod üzerine Konuşmalar’a- isyan ederdi’.Gerçekten Gazzali, Descartes’tan çok önce daha yerinde bir ifadeyle “İrade ediyorum, demek ki, varım.” diyecektir. X-XII. yy. arası İslam düşüncesi müktesebatı dikkate alındığında, Descartes’ın fevkinde açıklamalara da şahit oluruz. )

Doğrudur, bir Medeniyetin maddî varlığını taklit etmeye çalışırken o maddî varlığı üreten ruhtan etkilenmemek imkânsızdır. Hele ki Batı Medeniyeti benmerkezcidir, kendi anlayışını zorla kabul ettirmek ister… Bu ruhu özümseyen Müslüman genç nesil aşağılık kompleksine kapılarak kendi değerlerini reddetmektedir… Bilinçli Müslümanlar, kendilerine ait değerlerini unutmadan almaya da (seçici olmak üzere) vermeye de hazırdırlar.” (age, s.542,543)

İslâmcı savunmalardan biri, “İslâm ahlâkının Batı’nın ürettiği birçok teknolojiyi ahlâkî bulmadığından zaten alamayacağı” şeklindedir. Batı’nın görece olarak oluşturduğu müreffeh yaşam biçiminin, nihaî tahlilde insana huzur veren bir yaşam biçimi olmadığı itirazı da doğrudur. Ama bu savunmalar; Müslümanların neden daha tembel, şehirlerinin neden virane oluşunu açıklayamamaktadır. İşte bu noktada Aliya, “Batılıların ilerlemelerinin karanlık yönünü de biliyorum” diyerek diğer noktalarda Batı ile rekabet edinilmesini savunur.

Aslında mesele, Aliya’nın da Asr suresinden mülhem “Hayat; inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyun” benzetmesinde gizlidir. (Özgürlüğe Kaçışım, Klasik Yayınları, s.5) Rekabeti de bir tarafa bırakarak yeryüzünü güzelleştirmek gibi bir gayreti olsun inananların; muhakkak, daha güzel bir dünyaya sahip olacağız…

Bütün bu alıntılardan sonra başta cevabını aradığımız soruya gerek var mı? Aliya’nın Batı ile ilgili çok boyutlu düşüncelerinin, bugün artık kompleksle yazıldığı ve aşılması gerektiği ileri sürülen “Diyar-ı küfrü gezdim beldeler, kâşâneler gördüm / Dolaştım mülk-i İslâm’ı bütün viraneler gördüm.” dizelerinin fevkinde olduğu tartışmasızdır. Bir fikir ve mücadele adamı olarak Aliya’nın Batı üzerine yazdıkları dikkatle okunursa, günümüz entelektüellerine ve aksiyon adamlarına sahih bir duruş için büyük katkı sağlayacağı da açıktır.

Share:

SELAM EY KUTLU VATAN


SELAM EY KUTLU VATAN

Korkut Ata canlansın
Dört yana ulak salsın
Yükselen Türkün sesi
Kös vursun kopuz çalsın

Altaylardan Tunaya
Nemçe’de durduk toya
Üsgüp’te sevdalandık
Ay yıldızlı sunaya

Selam sana Türkistan
Selam ey kutlu vatan
Bir olsun birlik olsun
Yüreği sende atan

Destanlar dilden dile
Yayılır ilden ile
Bükülmez Türkün kolu
Şahittir Çanakkale

Selanik’de Bosna’da
Haykırdık Kosova’da
Türkü söyler türküler
Mohaç denen ovada

Selam sana Türkistan
Selam ey kutlu vatan
Bir olsun birlik olsun
Yüreği sende atan

Musul, Kerkük Erbil'i
Asırlardır Türkeli
Can evinde talan var
Sestedir Türkmeneli

Bitmez bu kazanda aş
Yesevi’dir bu ataş
Yunus, Mevlana yoldur
Kapıdır Hacı Bektaş

Selam sana Türkistan
Selam ey kutlu vatan
Bir olsun birlik olsun
Yüreği sende atan


TRT AVAZ Seslendirenler: Çiğdem Gürdal-İrfan Gürdal 
Söz: Ahmet Coşkun
Müzik:İrfan Gürdal 
Aranje:Ahmet Özgül
Share:

18 Mayıs 2018 Cuma

"Eğer bir yerlerde..."

"Eğer bir yerlerde..."

"Eğer bir yerlerde 

bilime, 

demokrasiye, 

barışa, 

aydınlığa aç 

bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, 

sönmeye hakkın yok. 

Işıyacaksın! 

Ölüme saniyeler kalmış olsa bile." 

T. S.
Share:

15 Mayıs 2018 Salı

An essay in honor of Hüseyin Leblebici and his contributions to research in professions and organizations

An essay in honor of Hüseyin Leblebici and his contributions to research in professions and organizations

Journal of Professions and Organization, Volume 5, Issue 1, 1 March 2018, Pages 2–11,https://doi.org/10.1093/jpo/jox014
Published:

10 January 2018

This essay is a tribute to the scholarly career of Huseyin Leblebici, specifically his contribution to the field of the professions and organizations. We start from the premise that Huseyin’s work over the past generation in many ways characterizes the development of this field—an idea that struck us when we began preparing to write this essay. We noticed too how several aspects of his work in terms of research themes, style, and outlets evolved over almost three decades in tandem with the field. The structure of this essay is as follows. We begin by presenting a brief background to Huseyin’s early scholarship. Then, the heart of the essay contains analyses of his contributions to the field of professions and organizations research in three chronological phases. For the first phase, we examine earlier publications, which generally focus on professional work. The second phase contains papers with a more organizational and strategic orientation. Finally, more recent projects explored the changing context of professional work. The essay concludes with thoughts of Huseyin’s broader contributions, including his roles as a mentor, leader, and editor.

Huseyin grew up in Turkey and completed his BS at Middle East Technical University in Ankara. He moved to the University of Illinois at UrbanaChampaign in 1970, completing his MBA and PhD in Business Administration in 1975. His thesis was entitled, ‘Organizational Decision-Making: An Exploration of Binary Choice Situations in Bank Loan Decisions’, and his committee was composed of three of the top organizational researchers of the generation: Jerald Salancik (Chair), Louis R. Pondy, and Barry M. Staw. 

Huseyin initially moved back to Turkey with his wife Ruth Yontz, taking a job at Middle East Technical University in Ankara. Huseyin and Ruth decided to return to the USA for Ruth to complete her PhD at Northwestern University. They extended their stay in the USA because of political turmoil in Turkey. Huseyin eventually settled in at his alma mater, the University of Illinois at Urbana-Champaign. His career there would last for almost 40 years. He would not only be recognized for his scholarly achievements, his excellence at teaching and mentoring students, but also for his administrative and leadership skills. In addition to their many academic achievements, Huseyin and Ruth raised their two very accomplished daughters, Leyla and Sibel, in Champaign, Illinois. 

His scholarly career quickly established itself, beginning with publications with Jeff Pfeffer in Social Forces and Administrative Science Quarterly (Pfeffer and Leblebici 1973a, b), and continued with several more influential publications in top-quality journals such as Administrative Science Quarterly (Pfeffer, Salancik, and Leblebici 1976; Leblebici and Salancik 1981, 1982), Organization Studies (Leblebici, Marlow, and Rowland 1983; Leblebici 1985), and Social Networks (Leblebici and Whetton 1984) within a decade of completing his PhD. This stream of high quality publications continued through the following decade as well, with his highly influential historical and institutional analysis of radio broadcasting in Administrative Science Quarterly (Leblebici et al. 1991). 

Huseyin’s work through the years showed considerable variety and flexibility in thinking. He was fundamentally an organizational theorist who eclectically looked to various theoretical arguments, multiple methods, and different research contexts. Early on, his work looked at competition and organizational structure (Pfeffer and Leblebici 1973a), horizontal hierarchy and organizational networks (Leblebici and Whetton, 1984), executive succession (Pfeffer and Leblebici 1973b), and decision processes (Pfeffer, Salancik, and Leblebici 1976; Leblebici and Salancik 1981). Much of his earlier work was quantitative in nature, but he was always theoretically minded, and later he conducted and became an advocate for historical research (Leblebici and Shah 2004; Leblebici 2012, 2014). In addition to his interest in the professions, his research spanned a number of different contexts, including financial services (e.g., Leblebici and Salancik 1981, 1982), radio broadcasting (Leblebici et al. 1991; Leblebici, 1995), and the restaurant industry (Salancik and Leblebici, 1988). His career was marked with a tremendous passion for thinking about what is versus what there might be, and that took him beyond conventional thinking and wisdoms.

PHASE 1: PROFESSIONAL WORK 

Nature of employment and internal labor markets in professional organizations Huseyin’s contribution to research on the professions and organizations arguably begins in 1990 with a short piece in the Proceedings of the Forty Third Annual Meeting of the Industrial Relations Research Association (Leblebici 1990). In a number of ways, this piece would foreshadow much of Huseyin’s work and that of organizational scholars interested in professions and their organizations. 

Huseyin began the paper by embedding his argument in the notion of internal labor markets (ILMs), administrative mechanisms firms use to make internal allocation and pricing decisions regarding employees (Doeringer and Piore 1971). While craft ILMs had been viewed as a way to conceptualize professional work (Doeringer and Piore 1971), Huseyin argued that professionals differed from craft workers in important ways. A key difference highlighted by Huseyin was in the nature of ownership, with professionals in organizations often acting as partners in professional partnerships. 

Huseyin proposed a model of professional work and organization that specified key relationships. The first was the client–professional relation. The second was the organization–profession relation, which entailed management and the like over professionals. Huseyin did not specify but it was implied that a third relation was the specific linkage between the firm and the client, which was outside of the direct relationship between the client and profession. 

Three spheres of activity guided and influenced these relations in organizations. The first was the ideological sphere, by which Huseyin referred to issues regarding the division of labor in professional organizations. He argued that decisions such as selecting only those managers who themselves did the work was ideological, based on the belief that you had to work in the profession in order to effectively manage other professionals. Ideas here would come to be further developed in Kor and Leblebici’s (2005) article in Strategic Management Journal which looked at how law firms’ development and deployment of human capital and their diversification strategies affected firm performance. The second was the economic sphere, which tied to issues about how to make reward allocations, especially given the uncertainty about revenues, an issue that Huseyin would delve much deeper into in his chapter in Laura Empson’s (2007) book, Managing the Modern Law Firm. The third sphere was that of political, by which Huseyin was speaking to the governance of the professional service firm.

Governance too would become an important theme in later work, particularly in Leblebici and Sherer (2015) which went beyond existing perspectives to take a legal normative view of governance. The ideas in this short piece would continue to intrigue Huseyin, and they would be reflected in subsequent work on professions and organizations. Peter Sherer was also a presenter in the session and he vividly recalls how Huseyin’s ideas got people interested in thinking about professions. While there were theoretical pieces at the time by agency theorists like Fama and Jensen (1983a,b) that opened up new ways of thinking about professions, there was little in the way of renewed thinking in organizational theory and neo-institutionalists’ perspectives on professions and organizations. Huseyin’s thinking in this short and modest piece provided a different lens for thinking about the professions and organizations, one that was ahead of its time, and that would contribute to the renewal we now see in theory and research on professions and organizations. 

Bringing variety and change into strategic human resource management research

Huseyen’s early work in the professions with Peter Sherer was aimed at infusing the field of strategic human resource management (HRM) with a greater sense of the variety that existed in the way human resources were or could be managed. Sherer and Leblebici (2001) argued at the onset of their chapter that strategic HRM had landed on a best practices approach, with a focus heavily on ‘high commitment’ HRM practices, such as promotion from within and firm-specific skill development being paramount. The idea behind these set of practices largely came from an industrial model of ILMs. They argued that there was considerable more variation that existed or could possibly exist than this best practice approach suggested. Moreover, they argued that without seeing the real or potential variety in how organizations manage their human resources, there was little meaning to taking a strategic view, as it implied that firms make choices among different approaches. Their focus on variety, as detailed below, lead them to look at professions, and the distinct ways their organizations manage human resources.

They used Scott and Meyer’s (1991) distinction betweeen institutional and competitive environments to argue that under different institutional and competitive environments we would see more or less variety in HRM systems. Scott and Meyer posed four possibilities: low institutional, low competitive environments; high institutional, low competitive environments; low institutional, high competitive environments; and high institutional, high competitive environments. Sherer and Leblebici argued that low institutional, low competitive environments were perhaps not empirically observable, but there were many examples from the other types of environments. They looked to the professions to highlight the variation that existed in two of those environments. They discussed the early days of the US tenure system at Harvard under conditions of high institutionalism and a low competitive environment. And, they looked to large law firms and their HRM practices as highlighting what occurs when environments are both highly institutionalized and competitive. 

Sherer and Leblebici (2001) was one of many pieces in which Huseyin sought to uncover the vast differences that we might see, if only we looked. Rather than focus on the uniformity and stability suggested by the highly influential work of DiMaggio and Powell (1983), Huseyin sought to go beyond what was conventional, dominant, and taken for granted. Instead, he tried to understand what was possible and what might be there if we looked for it. The professions provided a unique context for this work because they used different practices, organizational forms, and governance structures than large scale industrial organizations, which were the main focus of organizaitonal and managerial research at the time. Huseyin’s study of the professions from here would take him to other interesting and novel places. 

Editorial introduction to the special issue: Knowledge and Professional Organizations 

Hinings and Leblebici’s (2003) short essay introducing the special issue spoke to the wide diversity in thinking and approaches to the topic of Knowledge and Professional Organizations. Even with this variety, they saw two distinct approaches in the six studies that were accepted into the special issue. The first was for work to make use of the professional context to argue for new theories, specific to the professions, given their argued unique qualities. The second was for work to make use of the professional context to challenge, refine, and augment extant theories. These two approaches continue to provide a healthy debate in research on the professions and organizations. Rather than attempt to ‘solve’ or end this debate, they encouraged the diversity. In the end, they state ‘It is this [diversity] that makes for a rich study and holds out considerable promise for the future’ (p. 830). In this regard, Bob Hinings related to us, ‘Indeed that existence of, and interest in, diversity is typical of Huseyin’s approach to understanding professions and professional organizations. His encouragement in that leaves a long-term legacy.’

PHASE 2: THE PROFESSIONAL ORGANIZATION

The origins of strategic practice: product diversification in the American Mutual Fund Industry

Lounsbury and Leblebici (2004) show how a sociological approach, with a focus on the role of professionalization, contributes to strategic management beyond economic arguments in our understanding of product diversification. They do so in the context of the diversification of mutual funds that occurred over the 20th century. They examined how larger institutional forces, namely, the professionalization of money managers, were critical in the shift to product diversification. They historically trace mutual funds from offerings of single funds of multiple blue-chip stocks to wealthy families, to the riskier growth funds of the 1950s, and then on to the multi-product family funds that now dominate the industry and which are routinely being further diversified. Their work is an impressive multi-method approach that blends together historical research, interviews, and an event history analysis. Their work highlights how the professionalization project of money managers, both by practitioners and academics, was the catalyst that moved the industry from its staid offerings to the multi-product fund families that now dominate and that are the equivalent of branded consumer goods. Their work also as they state (p.85), ‘... contributes to efforts to examine the co-evolutionary dynamics of professions and organizations’. 

Michael Lounsbury related to us: 

We provide an institutional ecology that counters more simplified economic approaches to strategic decision making. In addition, we show how professionalization projects, while often aiming to gain status and autonomy, can have unintended consequences; in our case, they provide the motor for marketization that creates heightened transparency and market discipline on their activities. As in other markets organized by rankings and ratings, the result for money managers is anxiety produced by the need to generate short-term performance. Overall, our project, like much of Huseyin’s work, highlights the power and promise of organization theory.

How do interdependencies among human-capital deployment, development, and diversification strategies affect firms’ financial performance?

Kor and Leblebici identified and conceptualized the organizational challenges that increasing diversification and lateral hiring posed for professional service firms in terms of interdependencies in their human capital development and deployment strategies. To examine these interdependencies, they tested the effects on profitability of product and geographical diversification in its interaction with the leveraging practices of large US law firms. Their study showed that, while leveraging and diversification by themselves lead to higher profitability, there was a negative interaction effect between high leveraging practice and heavy reliance on external acquisition of human capital through lateral hiring. Also, while lateral hiring had significant benefits such as enabling growth and diversification into new areas of legal practice, when it was combined with high partner leveraging, it diminished the profitability of the firm. They attributed this finding to the difficulties faced by these firms in properly socializing and transitioning the laterally hired lawyers into the firm, especially when partners are already stretched thin as a result of managing large teams of associates. The study made use of both quantitative analyses and in-depth post hoc interviews with partners and lawyers in large law firms. The interviews further revealed that partners are often unaware of these interdependencies, and are thus vulnerable to their potential negative effects on performance. Yasemin Kor, Huseyin’s coauthor, conveyed how much she enjoyed working with Huseyin and how much she learned from him about professional service firms and their particular value for empirical testing the resource based view of the firm:

We had fascinating conversations throughout the study. He approached the subject as an organization theory scholar and I was a strategic management doctoral student at the time ... . I appreciated his relaxed, inquisitive approach– we regularly met and he never rushed the conversations. He was careful not providing all the answers and encouraging me to explore and think about them. The paper we produced is one of the studies I am most proud of.

Determining the value of legal knowledge: billing and compensation practices in law firms

Huseyin’s chapter in Managing the Modern Law Firm (2007) spoke to billing and compensation practices in law firms with the aim of understanding and potentially challenging the institutionalized dominance of the billable hour as the means for lawyers to be paid by clients. As the editor, Laura Empson, states, ‘Huseyin agreed to write the chapter on the billable hour – the topic of revenue being particularly close to lawyers’ hearts.’ 

Huseyin provided a critical insight into the billable hour in his argument that the billable hour was an institutionalized practice that was actually part of a larger business model. As Huseyin stated (2007, p. 119), ‘... the billable hour has not only become the means of charging clients but also a critical administrative tool in managing law firms’. Moreover, he argued (2007, p. 134): ‘... the institutional practices of cost-plus pricing, hourly billing, deferred compensation [for those that achieve partner), and the tournament ownership structure [as reflected in upor-out partnership promotion systems] provide a tightly integrated system that is very difficult to disentangle’. In this regard, Huseyin suggested that the billable hour had more to do with internal concerns than that of external concerns with clients. He notes that management consultants even went so far as to advise law firms that they should determine their income and how to raise it by first deciding on how much they wanted to make and then calculating their hours and billing rate.

There is a great deal more to this chapter. Huseyin goes so far as to trace the history of billing practices all the way back to the Romans in 200 BC. From there, he traces the genesis of the billing through medieval times, the 1800s, and to the present. Huseyin shows too there is more variety in billing practice than just the billable hour. Nonetheless, it is an institutionalized practice that dominates and it will not go away without a fight given that it is embedded in a larger business model and set of internal administrative practices. As Huseyin stated (2007, pp. 135 and 136): ‘... it is not possible to establish a more diverse billing system without rethinking pricing, compensation, and ownership practices’.

As Laura Empson states, ‘It is testament to the quality and originality of Huseyin’s chapter that, while targeted at a practitioner audience, it has nevertheless been well-cited by academics also. Ten years after it was written, it remains a cracking good read.'

Understanding professionals and their workplaces: the mission of the Journal of Professions and Organization

In 2012, Huseyin joined David Brock and Daniel Muzio as founding editors of the Journal of Professions and Organization. They felt that this research area was now sufficiently developed to merit its own journal. And they were concerned that papers on professionals and their workplaces published in other management, organizational, public, and sociology journals often were stripped of their implications for professionals by lack of editorial interests in these contexts. Huseyin coauthored this editors’ essay (Brock, Leblebici, and Muzio 2014) in the inaugural issue of JPO, which reviewed relevant scholarly work in the area, noting a dearth of recent publications in leading management and organization journals that include findings that foster a better understanding of professional organizations. This essay also sets out the journal’s mission, philosophy, and policies and outlines several areas in which JPO intends to promote research and understanding of professions, professionals, their work, and organization.

JPO could not have been created without Huseyin. Building on the Hinings and Leblebici’s (2003) special issue, Huseyin brought his global stature as a scholar, along with his editorial experience, and his knowledge of researchers and their relevant projects. In crafting JPO’s scope and strategy, Huseyin always stressed the community-building aspect: as a new journal—initially unknown, unranked, and unproven—Huseyin argued that we had to compete for scholars’ attention and time. On the one hand, he understood and stressed the joy many researchers would get from writing (and/or reviewing) a paper for a niche journal that celebrated the law firm or HMO context in which the study was based. On the other hand, he knew that busy people in competitive academic careers would be hesitant to invest their time in an unranked journal. One very successful community-building effort was a workshop in Chicago organized by Huseyin in May, 2013. Almost all the papers selected by Huseyin for presentation at this workshop were subsequently published in JPO and established the journal’s early impact; and the scholars that he selected to attend the workshop went on to become essential members of the community—not just as authors, but as reviewers and editorial board members.

Governance in professional service firms

Leblebici and Sherer (2015) argued there is a complexity and variation to governance in professional service firms (PSFs) that has not been sufficiently addressed in the extant cultural or structural views on governance in PSFs such as the agency, the partnership, the stakeholder, and the trustee perspective. Their view was that these perspectives provided us with insights on a number of key issues regarding governance, but a number of critical issues remained. Instead, they took a legal normative view of governance defined as the legal and non-legal rules, norms, conventions, standards, and managerial practices that facilitate the coordination and conflict resolution among the critical constituencies of PSF for the firm as an institution. As such, they argued that governance spoke to ... the nature of financial and professional relationship among partners; it structures the career progressions of associates as they move towards partnership and clarifies the compensations practices; it provides the guidelines on how various participants within the firm should interact with each other and with clients; it may provide procedures for succession planning; and, it shapes the incentives for developing and protecting the intellectual capital of these firms (p. 190).

Their legal normative view led them to identify a major unexplored issue in the study of governance PSFs from a legal-normative view: ‘the definitions of rights and obligations among critical constituencies and how that plays into the nature of conflict resolution mechanisms built into PSF governance’ (p.190). They argued that taking such a legal normative view approach was important to broadening our understanding of governance in PSFs.

Peter Sherer wrote:

Huseyin was excited to write this paper. The notion of a legal-normative view of governance was central to Huseyin’s thinking. It captured the critical role of the firm as an institution, with its rules, norms, conventions and the like, which were missing from extant views of governance. It also allowed for examining a much larger range of relationships than the dominant perspectives did. Huseyin was clear that this was not a stakeholder view but instead a perspective that brought meaning to what constitutes the firm. We worked a lot on this paper and had great discussions about what we wanted to say with it. The paper was written specifically about governance in PSFs, but Huseyin and I believed the proposed legal-normative perspective spoke more broadly to understanding governance in many different forms of organizations.

PHASE 3: CHANGING CONTEXT OF PROFESSIONAL WORK 

The evolution of professional careers 

Among his many interests in the context of professionals and their work, Huseyin was interested in changes and influences on professional career structures. According to Young-Chul Jeong, a coauthor in this area, Huseyin was interested in the construction of professional careers within specific professional and organizational communities, and viewed these careers as social artifacts providing information about historical circumstances of given times and given places in the system of professions (Jeong and Leblebici 2017). To address this issue, they studied how the career profiles of law school deans evolved under changing historical conditions in the USA from the late 19th century to recent times (Jeong, Leblebici, and Kwon 2015). They asked what distinct field level forces identified in institutional and ecological perspectives explain the changes in time. They examined the tensions between professionalization of legal education as a homogenizing force in deans’ career profiles and the tremendous growth and attendant diversity in law schools as a force driving heterogeneity. They conducted the study looking at the professional career profiles of 1,396 deans in American law schools from 1894 to 2009. The study is both historical and quantitative and looks to the context of law school deans, one that has been overlooked in the research on professions and organizations. It shows how the two macro-level forces conflict among themselves and also how these forces link to the more micro-level process of individual professional careers.

Young-Chul Jeong adds that Huseyin’s work on professional careers contributes to our understanding of the link between macro field-level transformations and individual professional career profiles and extends research on the dynamics between professional and organizational environments. Huseyin believed that interactive mechanisms between actors and social institutions in today’s knowledge-based economy can be fully understood only if we do not limit ourselves to the abstract study of a knowledgebased economy, but analyze the ways in which those mechanisms are activated through the linked sequences of career movements in people’s work histories.

Hugh Gunz tells of several conversations with Huseyin concerning this professional career project:

Those conversations had me impatiently waiting to see the results, because the study represents a major contribution to the fields both of the professions and of careers. In terms of the latter, it belongs in a long and very distinguished tradition pioneered by Everett Hughes and his colleagues at Chicago, who drew to our attention the way that careers are both the products of, and create, the institutions in which they happen. Huseyin’s approach to the study of career is one the field badly needs and has seen far too little of. That we have lost the opportunity for more from him on this is just one of so many reasons to mourn the loss of this wonderful man, who had so much yet to contribute. Huseyin’s contributions to the study of organizations and professions cover a lot of territory; his was a major and seminal voice in those fields.

From contested professional logics to hybrid organizations: the emergence of alternative litigation financing firms in the USA, 2007–16

Our final example of Huseyin’s pushing the boundaries of the field is presented at the EGOS and PSF conferences in July, 2017 (Kim and Leblebici 2017a, b) in his work with Hyunsun Kim on alternative litigation financing (ALF). This work proved to be Huseyin’s last conference presentations. The core project was a historical case study about the emergence and growth of ALF firms in the USA, and explored how new organizational forms are institutionalized in a hybrid space where multiple professional logics are contested. They identified three stages in these processes; and the primary finding was that the discourse in each period has distinctive elements, professional origins, and implications. 

Hyunsun Kim relates that he and Huseyin had learnt about the ALF phenomenon, which evoked an interest in the topic of entrepreneurship in the confluence of multiple professions where each profession comes with established expectations and norms. Huseyin thought a great deal about entrepreneurial activity, and was involved in several other projects on how new things (i.e., new categories, new organizational forms, or new professional practices) emerge. He saw the value of studying an ongoing case where the consequence—success or failure—of the entrepreneurial work is not known, thus freeing the researchers from retrospective bias. Kim maintains that Huseyin’s interests in the discourse and narratives are also reflected in this work, emphasizing the ‘story’ and ‘narrative’ aspects of the research as well:

Often after carefully listening to what I prepared for our meeting, he would ask me:‘so, what’s your story?’ It took a while for me to really understand and respond to that question, and I still think about it a lot. Huseyin was exemplary in various ways, but he himself was a very good storyteller, which showed in his writing, presentations, and even in a meeting where he would tell me a convincing story with a piece of insight and wisdom.

LEGACY 

Looking back at Huseyin’s career in our focus on his contribution to research on professions and organizations, we cannot help but be awed by the breadth and depth of his contributions as a scholar. Huseyin’s life-long interest in studying variety, breaks from conventions, and alternative organizational forms naturally paralleled the diversity in his own thinking and research. Huseyin was a deep thinker; he thought long and hard about issues, and he was never content to accept that which was convenient, popular, or conventional wisdom. Huseyin’s curiosity was positively infectious; he passed this curiosity on to everyone he worked with. His work and his personal legacy will live on with us. Thus, to bring this brief tribute to an end, we add just a few thoughts concerning Huseyin as a person, mentor, leader, and editor.

First, we were astounded by the quantity and quality of unsolicited messages (see Table 1) received in response to announcements of Huseyin’ passing, revealing the emotional attachment and respect he had engendered among so many people. In preparing to write this essay, we contacted a number of Huseyin’s coauthors and colleagues, and often received quite emotional reminders of our late friend’s character. One example from Jeff Pfeffer: ‘What a truly lovely, gentle, kind, and generous human being.’

In addition to established scholars, Huseyin always made time for graduate students and younger researchers. For example, Rany Salvoldi writes of how Huseyin helped her at her very first conference (EGOS 2017):

I had met Professor Leblebici just once before, but when I arrived at the conference he treated me like a dear friend. He knew it was my first international conference and that I came alone without my supervisor and he made me feel welcome and at ease. He was always so kind to me, accessible and encouraging. His gentleness, his humility and his smiling face impressed me, as well as the natural inspiring and captivating way in which he spoke, presented, and even gave critique ...

Central to Huseyin’s legacy is the role he had in the development of many generations of PhD students. The following quote by Jun Ho Lee captures Huseyin’s approach to advising as well as the affection and esteem felt for him:

As my academic advisor and role model in life, Professor Huseyin Leblebici always inspired me and made me consider what it means to be a scholar. With his insight and wisdom, he always helped me see the big picture. With endless trial and error in my PhD, he encouraged me not to give up and move forward. Sometimes we took a walk together around the quad at the University of Illinois, he shared with me stories in his career and life and encouraged me to be more courageous when I struggled with my work and other issues. I also remember whenever we submitted a paper to a journal or had some achievements to celebrate, we had dinner with a glass of wine at our favorite restaurant in the downtown of Champaign, Illinois. Huseyin, I will miss you and all the moments with you!

Another aspect of Huseyin’s career was his role as an academic leader. He served with distinction in various academic leadership roles for extended terms. His achievements in this area are highlighted by

Table 1. A sample of unsolicited responses from JPO editorial board members to the announcement of Huseyin’s passing 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
A great loss for JPO and academia in general 
What a fine ‘gentleman’! I always ‘learned something’ when I chatted with him at various conferences ... 
He always had a smile on his face which had been so encouraging for everyone 
What a terrible loss. He was a lovely guy, and made such a difference to the fields he worked in 
This is heartbreaking news Huseyin was always so supportive and encouraging 
An intellectual giant moved on 
He was a great person and scholar. This is a great loss for his family and for our community 
Huseyin always was kind, engaging, insightful and inclusive. I will surely miss him
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Jeffrey R. Brown (Dean, College of Business, University of Illinois at Urbana-Champaign): 

Huseyin served with great distinction on our faculty for 38 years ... He was one of our most highly regarded scholars, most effective teachers, and most dedicated servants. Huseyin served as Head of the Department of Business Administration for 10 years. He was the Director of the Office of Business Innovation and Entrepreneurship from 1997 to 2003. He has continued to mentor students and take leadership roles in the field, including starting a journal, up to the present.

Finally, as we write this essay for the fifth volume of the Journal of Professions and Organization, we are reminded of Huseyin’s legacy—not only in establishing this research field—but also in launching this important journal. It is in this role that we saw a confluence of Huseyin’s gifts as a scholar, an editor, a leader, a mentor, and a person. Earlier we mentioned his crucial community-building vision that helped to create the ecosystem for this journal to thrive. It is our hope that JPO will continue to thrive in a way that would make Huseyin proud. JPO is a part of Huseyin’s legacy—one of his many contributions, and a significant reminder of what a great person he was.

REFERENCES 

Brock, D. M., Leblebici, H., and Muzio, D. (2014) ‘Understanding Professionals and Their Workplaces: The Mission of the Journal of Professions and Organization’, Journal of Professions and Organization, 1/1: 1–15. 

DiMaggio, P. J., and Powell, W. W (1983) ‘The Iron Cage Revisited: Institutional Isomorphism and Collective Rationality in Organizational Fields’, American Sociological Review, 48/2: 147–60. 

Doeringer, P. B., and Piore, M. J. (1971) Internal Labor Markets and Manpower Analysis. Lexington, MA: Heath, Dore. 

Empson, L., ed. (2007) Managing the Modern Law Firm: New Challenges, New Perspectives. Oxford: Oxford University Press. 

Fama, E. E., and Jensen, M. C. (1983a) ‘Separation of Ownership and Control’, Journal of Law and Economics, 26: 301–25. 

Fama, E. F., and —— (1983b) ‘Agency Problems and Residual Claims’, Journal of Law and Economics, 26: 327–49. 

Hinings, C. R., and Leblebici, H. (2003) ‘Editorial Introduction to the Special Issue: Knowledge and Professional Organizations’, Organization Studies, 24: 827–30. 

Jeong, Y., and —— (2017) How Professionalization and Organizational Diversity Shape Contemporary Careers: Developing a Typology and Process Model. Working Paper. ——, ——, and Kwon, O. (2015) 

The Evolution of Professional Careers: An Investigation of the Careers of Law School Deans in the US during the 20th Century. Annual People and Organizations Conference, The Wharton School of the University of Pennsylvania, Philadelphia, US. 

Kim, H., and —— (2017a) From Contested Professional Logics to Hybrid Organizations: The Emergence of Alternative Litigation Financing Firms in the US, 2007–2016, EGOS, Copenhagen. 

——, and —— (2017b) The Making of Strange Bedfellows: The Evolution of Alternative Litigation Finance Field and Its Legitimacy in Law and Finance, PSF Conference, Stockholm. 

Kor, Y. Y., and —— (2005) ‘How Do Interdependences among Human-Capital Deployment, Development, and Diversification Strategies Affect Firms’ Financial Ferformance?’, Strategic Management Journal, 26/10: 967–85.

Leblebici, H. (1985) ‘Transactions and Organizational Forms: A Reanalysis’, Organization Studies, 6/2: 97–116.

—— (1990) Nature of Employment and Internal Labor Markets in Professional Organizations. Proceedings of the Forty Third Annual Meeting of the Industrial Relations Research Association, December 28–30, Washington, DC, pp. 450–457.

—— (1995) ‘Radio Broadcasters’, in Carroll, G. R., and Hannan, M. T. (eds) Organizations in Industry: Strategy, Structure and Selection, pp 308–31. Oxford, UK: Oxford University Press.

—— (2007) ‘Determining the Value of Legal Knowledge: Billing and Compensation Practices in Law Firms’ in Empson, L. (ed.) Managing the Modern Law Firm: New Challenges, New Perspectives, pp. 117–140. Oxford: Oxford University Press

—— (2012) ‘The Evolution of Alternative Business Models and the Legitimization of Universal Credit Card Industry: Exploring the Contested Terrain Where History and Strategy Meet’, in History and Strategy (Vol. 29, pp. 117–151). (Advances in Strategic Management; Vol. 29). DOI: 10.1108/S0742-3322.

—— et al. (1991) ‘Institutional Change and the Transformation of Interorganizational Fields: An Organizational History of the US Radio Broadcasting Industry’, Administrative Science Quarterly, 36/3: 333–63.

——, Marlow, E. R., and Rowland, K. (1983) ‘Research Note: A Longitudinal Study of the Stability of Interpretive Schemes, Organizational Structure, and Their Contextual Correlates’, Organization Studies, 4/2: 165–84

——, and Salancik, G. R. (1981) ‘Effects of Environment Uncertainty on Information and Decision Processes in Banks’, Administrative Science Quarterly, 26/4: 578–96.

——, and —— (1982) ‘Stability in Interorganizational Exchanges Rulemaking Processes of the Chicago Board of Trade’, Administrative Science Quarterly, 27/2: 227–42.

——, and Shah, N. (2004) ‘The Birth, Transformation and Regeneration of Business Incubators as New Organisational Forms Understanding the Interplay between Organisational History and Organisational Theory’, Business History, 46/3: 353–80.

—— (2012) ‘History and Organization Theory: Potential for a Transdisciplinary Convergence’, in Bucheli, M., and  Wadhwani, R. D. (eds) Organizations in Time: History, Theory, Methods, pp. 56–99. Oxford, UK: Oxford University Press.

——, and Sherer, P. D. (2015) ‘Governance in Professional Service Firms: From Structural and Cultural to Legal Normative Views’, in Empson, L., Muzio, D., Broschak, J. P., and Hinings, C. R. (eds) The Oxford Handbook of Professional Service Firms, pp. 189–212. Oxford: Oxford University Press.

——, and Whetten, D. A. (1984) ‘The Concept of Horizontal Hierarchy and the Organization of Interorganizational Networks: A Comparative Analysis’, Social Networks, 6/1: 31–58.

Lounsbury, M., and Leblebici, H. (2004) ‘The Origins of Strategic Practice: Product Diversification in the American Mutual Fund Industry’, Strategic Organization, 2/1: 65–90. 

Pfeffer, J., and —— (1973a) ‘Executive Recruitment and the Development of Interfirm Organizations’, Administrative Science Quarterly, 18/4: 449–61

——, and —— (1973b) ‘The Effect of Competition on Some Dimensions of Organizational Structure’, Social Forces, 52: 268–79. 

——, Salancik, G. R., and Leblebici, H. (1976) ‘The Effects of Uncertainty on the Use of Social Influence in Organizational Decision Making’, Administrative Science Quarterly, 21/2: 227–45.

Rao, H., Monin, P., and Durand, R. (2003) ‘Institutional Change in Toque Ville: Nouvelle Cuisine As an Identity Movement in French Gastronomy’, American Journal of Sociology, 108/4: 795–843. 

Salancik, G. R., and Leblebici, H. (1988) ‘Variety and Form in Organizing Transactions: A Generative Grammar of Organization’, in Research in the Sociology of Organizations, pp 1–32. Greenwich, CT: JAI Press.

Scott, W. R., and Meyer, J. W. (1991) ‘The Organization of Societal Sectors: Propositions and Early Evidence’ in Powell, W. W., and DiMaggio P. J. (eds) The New Institutionalism in Organizational Analysis, pp. 108–40. Chicago: The University of Chicago Press. 

Sherer, P. D., and Leblebici, H. (2001) ‘Bringing Variety and Change into Strategic Human Resource Management Research’, in Research in Personnel and Human Resources Management, pp. 199–230. Killington, Oxford: Elsevier Science Limited.


Kaynak:
Share:

İsrail Sistematik Suç İşliyor

İsrail Sistematik Suç İşliyor

Shame on you @nytimes!
"Uluslararası hukuka göre sivil halka yönelik sistematik veya yaygın öldürme eylemleri "insanlığa karşı suç"tur. Dün Filistin'de gerçekleştirilen katliam sivil halka karşı ve sistematik bir şekilde gerçekleştirildi. Yani insan olan herkese, hepimize karşı işlendi."



"Tepkiler yükselip tavan yapıyor, sonra geçici bir yatışma yaşanıyor ve Filistin yine kaderine terk ediliyor; bir sonraki katliama kadar. Birbirimize düşüp parçalanmaya bunca meyyal olduğumuza göre Filistin'de yaşananlara niye şaşırıyoruz ki?"


"İsrail-ABD'nin Kudüs hırsı ortalığı yangın yerine çevirdi.Bu şehir 3 İbrahimî din (Musevîlik, Hristiyanlık ve İslam) için kutsal.O sebeple Kanuni diğer 2 dine de hassasiyet göstererek Kudüs'ün girişine "La ilahe illallah İbrahim Halîlullah" yazdırmıştı.

Barış bu incelikle olur."





"Müslüman halkların tarihsel/yapısal-kronik sorunlarıyla ilgili etkili/samimi/derinlikli/kuşatıcı çözümlemeler yapılmıyor." 


Ne güneşe boyun eğmesi yeryüzünün ne dalgaların yenik düşmesi aya ne bahardan sonra gelmesi yazın ne teslimiyeti sonbaharın kışa ne de toprağa tohum saçmak hatta tohumlardan hayat fışkırması kesin olmayabilir ama Kudüs kurtulacak Shabbir Banoobhai

*Edebiyat dergisi, Aralık 1984
Share:

TÜRK İŞLETMECİLİK TARİHİ ALANI İÇİN FIRSATLAR VE TEHDİTLER: BİR DEĞERLENDİRME


TÜRK İŞLETMECİLİK TARİHİ ALANI İÇİN FIRSATLAR VE TEHDİTLER: BİR DEĞERLENDİRME 
Esra DİL Sakarya Üniversitesi

Araştırmanın Gerekçesi Biz işletme bilimciler herhangi bir girişimin gelecekteki başarısı için mevcut durumun analizinin önemini hemen her vakaya uyarlar, gerek örgütlerin gerekse kişilerin SWOT analizini yapmayı önemseriz. Bu çalışmada ben, ülkemizde yeni gelişmekte olan işletmecilik tarihi alanı için fırsatların ve tehditlerin neler olabileceğinin değerlendirildiği bir analiz yaparak, alanda ilerlemek isteyen meslektaşlarım ile bir etkileşimi başlatmak niyetindeyim. Böylesi bir araştırma konusu önermemin arka planında iki gerekçe olduğunu söyleyebilirim. Bunlardan ilki, işletmecilik tarihi alanında yükselen pazarlara özgü alternatif yaklaşımların nasıl olması gerektiğine dair başlatılan tartışmayı (Austin vd., 2017) temel alarak, alanın ülkemizde nasıl ilerleyebileceğine dair bir projeksiyon tartışmasını ateşleyebilmektir. İkincisi ise, alanın kurulmasında öncü olan Harvard İşletme Okulu örneğini, bilimsel cemaatin niteliği tartışması için kıyaslama yapacak gözlem notlarına sahip olmamdır*.

Bu tartışmanın, alanda oluşacak bilgi birikimin niteliğini artırmak ve meslektaşlar arası olası işbirliklerini sağlamak adına bir katkı sunmasını hedefliyorum. Bu bağlamda araştırmamda cevabını arayacağım soru, ülkemizde işletmecilik tarihi araştırmalarının bilimsel bir disiplin olabilmesi önündeki fırsatların ve tehditlerin neler olduğudur. Bu soruya yanıt ararken, Austin ve arkadaşlarının (2017) çalışmasını çerçeve olarak kullanacağım. Yükselen pazarları odağa alan bu çalışma Türkiye özelinde değerlendirildiğinde, hangi araştırma alanları ve konularının evrensel bilgi birikimi ile entegre edilebileceği meselesine ışık tutmaktadır. Ancak bu değerlendirme yapılırken, analiz Barca’nın (2005) stratejik yönetimin bilimsel bir disiplin oluşturma hikayesini anlattığı çalışmasındaki epistemik cemaatin niteliklerine dair kullandığı temalar göz önünde bulundurularak detaylandırılacaktır.

Böylece, işletmecilik tarihi alanındaki bilim cemaatinin ve ekollerin durumları, alana yön veren araştırma soruları ve değerler setinin ne olduğu, egemen bir bilim yapma anlayışının var olup olmadığı soruları irdelenerek alanın dünyadaki mevcut durumu incelenecek ve Türkiye’deki gelişimi için fırsat ve tehditlerin neler olduğu bu göstergeler üzerinden ele alınacaktır.

Anahtar Kelimeler: İşletmecilik Tarihi, Bilimsel Disiplin, Fırsat ve Tehditler

 Giriş 

Yönetim ve organizasyon araştırmaları içinde işletmecilik tarihi yazınının geçen dönemlere kıyasla bir gelişim trendi içinde olduğunu Kipping ve Üsdiken (2014) dile getirmektedir. Ülkemizde bu gelişimin izdüşümlerini takip etmek mümkündür. 2015 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı 23. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresinden bu yana İşletmecilik Tarihi alanının sistematik olarak kongrelerde yerini almasıyla birlikte, son yıllarda alana olan ilgide bir artış görülmektedir. İlki 2014 yılında, Yalova Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve üç defa gerçekleşen İşletmecilik Tarihi Çalıştayı, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Dergisinde yayınlanan İşletmecilik Tarihi özel sayısı (http://dergipark.gov.tr/iuisletme/issue/30531) ve 2018 yılı Nisan ayında düzenlenecek olan İşletme ve Yönetim Tarihi Konferansı, bu ilginin yansımalarını gösteren bazı girişimlerdir.

2007 yılında Dünya İşletmecilik Tarihi kitabının (Amatori ve Jones, 2003) çevirisinin yayımlanması ile başlayan süreçte artan akademik yayınlar, doktora çalışmalarında işletmecilik tarihini merkeze alan araştırmaların yapılması (örn.; Aytemur,2007; Dil,2013; Demir,2016), İşletmecilik Tarihi derslerinin lisans ve lisansüstü seviyede açılması (örn.; Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi) alandaki bilgi birikimin oluşmasının öncülleri olarak değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra 2013 yılı itibariyle aktif olarak çalışmaya başlayan Yüzyıllık Markalar Derneği (http://www.yuzyillikmarkalar.org/TR/Default.aspx) gibi platformların da kurulması sadece akademide değil, sivil toplumda da işletmecilik tarihi alanına dair bir farkındalığın geliştiğini göstermektedir. Kurt (2016), İşletmecilik Tarihi özel sayısı için kaleme aldığı tanıtım metninde, dünya genelinde alana olan ilgiyi indekslerdeki taramalar sonucu elde ettiği istatistiklerle de göz önüne sermektedir. Buna göre sadece 2010-2016 yılları arasında yayınlanan makale sayısı, 1950-1979 yıllarında yayınlananlardan 1.16 kat daha fazladır.

İşletmecilik tarihi alanı, iktisat tarihi, çalışma ve çalışma ekonomisi tarihi, kültür ve şehir tarihi, kurum tarihi çalışan farklı disiplinlerdeki pek çok akademisyenin sorunsallarının kesiştiği disiplinler arası niteliğiyle de gelecek vaat eden bir araştırma alanı olarak görülebilir. Bu alanın kendine özgü bu koşulları nedeniyle, yönetim ve organizasyon alanındaki Stratejik Yönetim, Örgütsel Davranış, Örgüt Teorisi ve İnsan Kaynakları Yönetimi gibi diğer yerleşik disiplinlerinden farklı olarak geleceğinin nasıl şekilleneceğinin tartışılması önem arz etmektedir.

Değerlendirilme 

İşletmecilik tarihi alanı başta iş sistemlerinin tarihsel evrimi olmak üzere, girişimciler, firmalar ve onların siyasi, sosyal ve ekonomik çevreleriyle olan etkileşimlerinin seyri ile ilgilenmektedir (Amatori ve Jones, 2003). Öte yandan bağlama ilişkin farkların, disipliner bakış açılarının getirdiği yaklaşımların ve metodolojik çoğulculuğun da etkisiyle işletmecilik tarihi alanında tek bir anaakım üretme biçiminin olduğunu söylemek de zordur. Alanın kurucusu olan Harvard İşletme Okulu, dünyanın en büyük şirketlerinde üst düzey görev alacak yöneticilerin eğitimi misyonuyla hareket ettiğinden, işletmecilik tarihi araştırmalarına yön veren temel soru, tarihin bu eğitimi sağlayabilmek için nasıl kullanılabileceğidir (Cruikshank, 1987; Austin vd.,2017). Okulun 1927’de Grass’a bir kürsü kurma yetkisi vermesi ile başlayan alan araştırmalarında, Chandler’ın dönüştürücü bir etkisi olmuştur (Amatori ve Jones, 2003:13; Jones vd., 2012). Zira Chandler’ın (1962;1977; 1990) üç temel eseri, alanın gelişiminde ana akım denebilecek kurucu yaklaşımın inşasında temel rol oynamıştır. Farklı ülkelerde, sektör ve işletmelerin kültürel ve siyasi çevreleri ile olan etkileşiminde önemli ana farklılıkları tarihi arka planı dikkate alarak göstermesi bakımından bu çalışmalar öncü olmuştur.


 Bu yaklaşım çoğulcu olarak isimlendirilse de (Amatori ve Jones, 2003), Avrupa ve Japonya menşeli çalışmalar daha çok kendilerinin Amerikalı emsallerine kıyasla neden farklı göründüğünü açıklamaya girişmişlerdir (Austin vd.,2017). Günümüzden geriye doğru bakıldığında, batılı ülkeler veya gelişmiş ülkeler arasındaki kıyaslamalar üzerinden üretilen bilginin, kapitalizmin gelişiminin başka şekillerde görüldüğü ülkeler açısından aynı derecede kapsayıcı ve çoğulcu olmadığını söylemek mümkündür. Büyük ayrışma (great divergence) ile kavramsallaştırılan farklı ülke ligleri için işletmecilik tarihi çalışmalarında da yerel bağlamın biricikliğini ortaya koyan araştırmaların alanın evrimine sunacağı katkı emsalsizdir. Bu gerekçeyle çalışmamın ana sorunsalını tartışmayı mümkün kılacak olan teorik çerçeve, Austin ve arkadaşlarının (2017) başlattığı tartışmadan alınacaktır. Bahsi geçen bu çalışmalarında Austin ve diğerleri (2017), mevcut işletme tarihi tartışmalarına eklenecek bir yazından ziyade, yükselen pazarlardaki işletme tarihçiliğinin alternatif bir işletmecilik tarihi olarak görülmesi gerektiğini dile getirir. Zira yükselen pazarların kendi bağlamlarından kaynaklanan birçok farklılık bu alternatif söylemi gerekli kılmaktadır. Yazarlara göre bu farklılıkları altı başlıkta ele almak mümkündür:

1- Büyük ayrışmanın bir ucunu temsil eden yükselen pazarlarda girişimcilerin baş aktörler olarak ele alınması gerektiği.

2- Bu pazarlarda göçmenlerin ve diasporanın oynadığı önemli rolün incelenmesi.

3- Batılı ülkelerde formal olarak ele alınan kapitalizmin, yükselen pazar ülkelerinde informal ve illegal formlar üzerinden ele alınmasının gerekliliği.

4- Çeşitlenme yapmış işletme gruplarının ekonomide oynadığı önemli rolün incelenmesi.

5- Yükselen pazarlardaki kurumsal boşluklar ve bunun oluşturduğu kırılganlığa ne tür cevaplar verildiği.

6- Sosyal ve çevresel sorumluluklara karşı tutumun nasıl olduğunun irdelenmesi.

Bu başlıklar yükselen pazarların ortak özelliklerini yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Ancak referans kaynakta Türkiye işletme tarihi sadece işletme grupları ile ilgili başlıkta kısaca değerlendirilmektedir. Oysa kıyas grubunu oluşturabilecek Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerine özel işletmecilik tarihi çalışmaları son yıllarda ilgi ile karşılanmaktadır (örn.; Miller, 2010; Austin, 2017).

Türk işletmecilik tarihi alanındaki ana çalışmaların neler olduğunu kısaca özetleyen Kurt’un (2016) değerlendirmesine bakıldığında, yapılan araştırmaların büyük çoğunluğunun işletme grupları ve işletmecilik eğitiminin tarihi ile ilgili olduğu görülecektir. Bu bulgu yukarıdaki referans çalışmada neden diğer başlıklarda Türkiye örneğinin ele alınmadığını sorgulamak bakımından dikkat çekicidir. Bunun yanı sıra tekil olarak sektör, kurum ve işletme örnekleri ele alan çalışmaların sayısının oldukça mütevazı düzeyde olduğu söylenebilir. Buradan hareketle, Türk işletmecilik tarihi alanının gelişimi ve evrensel yazına eklemlenecek katkı bakımından, bahsi geçen başlıkların araştırma sorularına dönüştürülmesi alandaki fırsatlar olarak değerlendirilebilir.

Yükselen pazarların niteliği genellikle kapitalizmin gelişimi üzerinden ele alındığından, bu başlıkta değerlendirilmesi gereken bir husus da kapitalizmin ülkemizdeki evrimidir. Merkantilist kapitalizm, Osmanlı İmparatorluğu döneminden başlamış olması, İşletmecilik Tarihi çalışmalarının dönemselleştirilmesi ve kapsamının ne olacağı bağlama özgü başka bir niteliği de açığa çıkarmaktadır. Bu durum Türkiye İşletmecilik Tarihi için özgün bir vaka oluşturmakta ve araştırmacılar için beraberinde fırsat ve tehditleri de getirmektedir.

Bu veriler ışığında, olası araştırma sorularının neler olabileceği, işletmecilik tarihi alanında çalışan akademisyenlerin muhtemel işbirlikleri ile literatürdeki bu boşlukları nasıl doldurabileceği kongrede tartışmaya açılması hedeflenen ana konu olduğundan, burada konunun önemine işaret etmekle yetineceğim.

Bu tartışmayı zenginleştirecek bir diğer başlık, mevcut epistemik cemaatin dünyadaki ve Türkiye’deki durumlarının karşılaştırılmasına yöneliktir. Bu tartışma için gerekli kavramsal araçları sağlayacak içeriği ise Barca (2005) sunmaktadır. Başka bir disiplinin evrimin tartışıldığı bu çalışmanın, mevcut durum analizimiz için gereken kavram setini sunduğu düşünülmektedir. Barca (2005) stratejik yönetimin bilimsel bir disiplin oluşturma hikayesini anlattığı çalışmasında, Kuhn’un (1972) bilim cemaati konseptini ele almaktadır.

Bu konsept oldukça işlevsel bir çerçevede şu soruları sormamıza imkan tanır: işletmecilik tarihi alanında çalışan bilim cemaatinin durumu küresel ve yerelde nasıl ele alınabilir? Ekollerin bilimsel duruşları, alana yön veren araştırma soruları ve değerler seti nasıldır? Egemen bir bilim yapma anlayışının varlığından söz edilebilir mi? Barca (2005), belirli konularda çalışan, benzer düşünme ve araştırma yöntemlerini esas alan, ayırt edici bir terminoloji kullanan ve ortak bilim yapma değerlerine önem veren, kurumsal ilişki ve örgütsel kurumlar geliştirmiş bir profesyoneller topluluğunu bilim cemaati olarak tanımlamakta ve bilgiyi üreten kişilere odaklanmaktadır. Bu tanım esas alındığında işletmecilik tarihi alanına ilişkin ABD merkezli bir bilim cemaatinin varlığından söz etmek mümkündür. Harvard İşletme Okulu egemen bilim yapma anlayışının oluşması ve yayılması konusunda halen baş rol oynamaktadır.

Bu epistemik cemaatin niteliklerine ilişkin bir çözümleme yapabilmek Barca’nın (2005) zikrettiği parametrelere bakmakla mümkündür. Bunlar; akademik eğitim için istihdam ve tam kariyer olanaklarının durumu, süreli yayınların varlığı, alana ilişkin kurum ve derneklerin işlerliğidir. CEO’lar ve danışmanlık şirketlerinin alan bilgisinin birikiminde sundukları katkılar yukarıdaki parametreleri destekleyen son derece önemli rol unsurlardır. Böylece alan temel bir sorunsal etrafında, paylaşılan ortak değerler ile yönlenebilmektedir. Bu başlıkların her biri Harvard İşletme Okulu vakası üzerinden ele alındığında alanın şekillenmesinde ve yeni ekollerin oluşmasında bu okulun nasıl etkili bir aktör olduğu kolayca görülecektir. Çözümleme ve tartışma, bu özet metinde dışarıda bırakılmak durumunda kaldığından, sadece bahsi geçen her bir parametrenin çok güçlü gelenekler ile Harvard İşletme Okulu’nda yaşatıldığının vurgulanması ile yetinilecektir.

Sonuç Yerine

Henüz gelişmekte olan İşletmecilik Tarihi alanını bundan sonra bekleyen fırsatların ve tehditlerin neler olabileceğini tartışmaya açmayı hedefleyen bu çalışma, alandaki araştırmacıları tartışmaya dâhil edecek iki meseleye odaklanmaktadır. Bunlardan ilki, kendine özgü bağlamı nedeniyle ana akım işletmecilik tarihi araştırmaları ile özdeşlik kuramayan araştırmacıların kendileri için alternatif bir mecra oluşturabilmesinin imkanlarını görebilmektir. İkincisi ise, mevcut epistemik cemaatin niteliklerini ortaya koyup, Türkiye’deki araştırmacıların yönelimlerini belirlemesinde yapılacaklar listesini görünür hale getirmektir. Zira sınırlı kaynaklarla ve büyük emeklerle ortaya konan tekil araştırmaların uzun vadede alanın gelişip dönüşebilmesi için biz araştırmacıların ortak bir vizyona ihtiyacı olduğu ve bu tartışma için en uygun platformun Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi olduğu düşünülmektedir.

Kaynakça 

Amatori, F., ve Jones, G. 2003. (Ed.) Business History Around The World. Cambridge University Press, Türkçe Çevirisi Dünya İşletme Tarihi. Ankara: Dost Yayınevi.

Austin, G., Dávila, C., ve Jones, G. 2017. The Alternative Business History: Business in Emerging Markets. Business History Review, 91(3), 537-569.

Austin, G. 2017. (Ed.). Economic Development and Environmental History in the Anthropocene: Perspectives on Asia and Africa. Bloomsbury Publishing.

Aytemur, J. 2007. 1930-1945 Yılları Arasında Türk Yönetim Düşüncesi: Sümerbank Örneği Üzerinden Tarihsel Bir Çözümleme, Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Doktora Tezi.

Barca, M. 2005. Stratejik Yönetim Düşüncesinin Evrimi: Bilimsel Bir Disiplinin Oluşum Hikayesi. Journal Of Management Research/Yonetim Arastirmalari Dergisi, 5(1).

Chandler, A. D. 1962. Strategy And Structure: Chapters in the History of the American Enterprise. Massachusetts Institute of Technology Cambridge.

Chandler, A.D. 1977. The Visible Hand Cambridge. MA: Harvard University Chandler, A. D. 1990. Strategy and Structure: Chapters in the History of the Industrial Enterprise (Vol. 120). MIT Press.

Cruikshank, J. L. 1987. A Delicate Experiment: The Harvard Business School, 1908- 1945. Harvard Business Press.

Demir, K. 2016. Geç Osmanlı Dönemi Devlet Fabrikalarında Personel Yönetimi: Arşiv Kaynaklarına Dayalı Bir Araştırma, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Doktora Tezi.

Dil, E. 2013. Strateji Perspektifinden Örgütsel Uzun Ömürlülüğün Araştırılması: Asırlık Firma Çoklu Örnek Olayı, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Doktora Tezi.

http://dergipark.gov.tr/iuisletme/issue/30531

http://www.yuzyillikmarkalar.org/tr/default.aspx

Jones, G., Van Leeuwen, M. H., Broadberry, S. 2012. The Future of Economic, Business, and Social History. Scandinavian Economic History Review, 60(3), 225-253.

Kipping, M., ve Üsdiken, B. 2014. History in Organization and Management Theory: More Than Meets The Eye. The Academy Of Management Annals, 8(1), 535-588.

Kuhn, T. S. 1972. Scientific Paradigms. Sociology Of Science, 80-104.

Kurt, M. 2016. İşletmecilik Tarihi: Özel Sayıya Giriş. Istanbul University Journal of the School of Business, 45, 2-8.

Miller, R. M. 2010. Latin American business history and varieties of capitalism. The Business History Review, 84(4), 653-657.

Dipnotlar:
Ocak 2017-Ocak 2018 süresince, işletmecilik tarihi alanının doğmuş olduğu Harvard İşletme Okulu’nda araştırmacı olarak yapmış olduğum gözlemlerden çıkarsadığım fırsat alanlarını meslektaşlarım ile paylaşabilmem için, en uygun mecranın yönetim ve organizasyon alanının gelişiminde ayrıcalıklı rol üstlenen ulusal kongremiz olduğunu düşünmem bu gerekçelerin temelini oluşturmaktadır.

Kaynak:
Bu çalışmanın orijinaline 

linkinden ulaşabilirsiniz.


Share:

Rusça Öğrenmek İster Misiniz?

En Popüler Yayınlar

Total Pageviews


"Tatmin eden övgü ve sövgü sizin olsun, idrâk veren bilgi bize yeter." Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu
"Erdemlerin en büyüğü bilimdir. İnsanlar erdem sahibi olmazsa, şehir ve yöneticiler de erdemli olmaz."
Farabi, Erdemli Şehir

Blog Archive

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Translate

ŞEHİTLERE VEFA!

ŞEHİTLERE VEFA!
"Bebem anasız büyür, Vatansız büyüyemez!" Nene Hatun

Link list 3

Blog Archive

Rusça-Türkçe Çevİrİ Hİzmetlerİ