23 Haziran 2017 Cuma

Ramazan Bayramı Tebriği


Ramazan Bayramınızı tebrik eder, insanlık için mutluluk, huzur, hak, adalet, barış, kardeşlik ve eşitlik gibi güzelliklerin yaygınlaşmasına vesile olmasını dilerim.
Muhammet Negiz


Share:

Swift and Humour: an Intellectual as a Political Figure / Swift ve Mizah: Siyasi Bir Karakter Olarak Entellektüel


Öz: Kamusal bir karakter olarak entelektüel kendi toplumunun siyasetinde önemli bir rol oynayan ve düşünce dünyasına katkıda bulunan bir bireydir. Entelektüel kimliği üretken ve topluma faydalı bir kimlik olarak tanımlamak her zaman zor olmuştur. Güliver’in Gezileri romanında Jonathan Swift zamanının siyasetini ve entelektüelin yerini, kime entelektüel dendiğini, niçin entelektüel olarak adlandırılmayı hak ettiğini sorgulamıştır. Güliver’in Gezileri romanı akademisyenlerin bilim dünyasının “sahtekâr” sözcüleri olarak tanımlandığı alternatif bir dünya kurgulamıştır. 

Lemuel Gulliver seyahat ettiği fantastik ülkelerdeki siyasi atmosferi analiz eden ve yorumlayan siyasi bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma; Güliver’in Gezileri romanında entelektüellerin gerçek bilimsel bilgiyi siyasi olarak değiştiren kişiliklere nasıl dönüştüklerini ve bu değişimlerin nasıl bir siyasi ortam yarattığını sorgulamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada bu öğeler çağdaş siyasi terimler çerçevesinde yorumlanacak ve Foucault’nun güç kavramı ile Bakhtin’in kahkaha kuramı kapsamında çözümlenecektir. Aynı zamanda romanın Çek yazarlar Milan Kundera ve Franz Kafka ile Türk yazarlar Oya Baydar ve Aziz Nesin ile karşılaştırmalı bir okuması da sunulacaktır. 

Anahtar sözcükler: Kültürel Bencillik, Kimlik, Etnik Köken, Milliyet

Share:

Strategic Silence (also known as strategic inaction)



Strategic Silence (also known as strategic inaction) refers to the conscious and purposeful process whereby organisations fail to publicise or mention a material fact. This can either be a negative material fact ranging from support for a political party to hiding an accident or spillage, or a positive material fact like gaining a certification or endoresment.

The main point about here is that the silence is not by omission, error or administrative oversight.

Strategic silence is more frequent for positive news like awards, certifications and endorsements than previously thought. A study in 2017 found that many large organisations engage in strategic silence for fear of being labelled hypocritical by the public, particularly on social media, and the press.

Share:

Experimental study design and grant writing in eight steps and 28 questions


While writing a grant proposal may take a few days, the planning of the study takes much longer and requires thoughtful consideration. The use of a systematic and itemised approach can help in planning crucial details of a study. An eight-step, 28-question, iterative approach is proposed to help with the careful planning of experiments in order to maximise the researchers' chances of acceptance when submitting the study for funding and its results for publication. The steps include defining a relevant research question; selecting instrumentation, study design and statistics; determining sample size and sampling procedure; ensuring data quality throughout data collection and analysis; setting personnel and budget requirements, and writing a convincing grant proposal. Reviewers pay particular attention to the importance of the research topic and question, the presence of a clear problem statement and up to date review of the literature, the use of an optimal design and instrumentation, a sufficient and unbiased sample, and appropriate and well applied statistics. They also appreciate a clear and easy to follow proposal. The research question is the keystone of the entire enterprise, followed by the selection of an optimal study design and the control of possible confounding variables. No study is perfect. The researchers must constantly weigh advantages and disadvantages and select the most scientifically sound and feasible alternatives. While the steps and questions presented are best applied to experimental studies, the principles are also applicable to a wide range of questions and observational, evaluative and qualitative designs
Experimental study design and grant writing in eight steps and 28 questions (PDF Download Available). Available from: https://www.researchgate.net/publication/10841099_Experimental_study_design_and_grant_writing_in_eight_steps_and_28_questions [accessed Jun 23, 2017].

Share:

Nasıl yazmamalı: Hevesli akademisyenler için 14 ipucu

Sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılar, anlaşılması mümkün olmayan üslûplarla iletişim kurmayı misyon edinmişler,” diyor Zachary Foster.
İyi yazarlar, çoğunlukla sade İngilizcenin cazibesine kapılırlarken, bu durum sosyal bilimler alanındaki çoğu akademisyen için aynı değildir. Onlar, teknik dilin, bilinmezliğin ve tutarsızlığın gücünün farkındadırlar. Bu yazarların adımlarını takip edecek hevesli kimseler de aşağıdaki ipuçlarını takip ederlerse başarılı olacaklardır.

Başlıklar

Bir zamanlar, akademisyenler başlıkların kısa ve tanımlayıcı olması gerektiğini düşünürdü. Şimdi daha iyi biliyoruz ki çalışmanızı anlaşılmaz bir cümle parçasıyla sunmalısınız. Tam da şunlar gibi: “Kesintiye Uğramış Modernite”, “Egemen Acil Durumlar”, “Coğrafyayı Altüst Etmek” veya “Vahşi Yığılma”, “Emperyalist Olmayan İmparatorluklar, “Konuşan Vücutlar” -vücutlar konuşamasa da ya da imparatorluklar emperyalizm olmadan varolamasa da bunlar harika başlıklar. Herkes, karışıklığın dikkat çektiğini bilir. Anlaşılmaz alıntılar da güzel başlıklar olabilirler; özellikle de, gramer hataları veya köhne söylevler içeriyorlarsa: “Ah, anavatanım, ben sende rehin kaldım” ya da “Sınırlara saygı duymayan şey”. Bunlar da güzel örnekler.

İcat edilmiş (uydurma) kelimeler

Dil, sizin hayal gücünüze tabidir; tersi söz konusu olamaz. İsimleri sıfata ve sıfatları isimlere dönüştürün. “Aşırı-görülebilirlik”, “hayvanlık-arası”, “kolonyalite-öncesi”,”uzaysılık” ve “ikincillik”. Bunlar muhteşem kelimeler. İcat ettiğiniz kelimeleri veya kullandığınız yeni kavramları sayın. Bunu ikiye katlamayı deneyin.
Arasında, ötesinde ve doğrultusunda
İmparatorluk ve kimlikler “arası” konusunu çalışın. Arap Baharı’nın ötesine gidin, arzunun ötesine. Marksizm sonrası tarihçilik veya modernite karşıtlığı teorisi doğrultusunda çalışın. Bir şeyin soy kütüğü hakkında, ya da daha da iyisi, bir şeyin soy kütüğü doğrultusunda yazın. “Siyah kadın cinselliğine doğru” -mükemmel!
Ürpertici alıntılar
Dil, zehirlidir. Bu nedenle, “Batı”, “Küresel Güney”,” Avrupalı” ve “Avrupalı-olmayan” dünyalar, “geleneksel” tedavi deneyimleri ve “modern” kimlikler gibi birçok kelime kadar, etrafa okuyucunun silkinmesine yol açacak alıntılar serpiştirmek de önemlidir. Uzmanlar yoktur, sadece “uzmanlar” vardır. Titreten alıntılar, diğerlerinin sizi politik açıdan saf olmakla suçlamasını zorlaştırır.
Fiiller
Fiilleri, edilgen çatılı halleriyle birlikte aynı cümle içerisinde olabildiğince sık kullanın. “Onlar, birbirlerini şekillendirirken ve birbirleri tarafından şekillendirilirken, bu iki farklı travmatik anın uzay ve zamansal olarak yeniden işlevlendirilmesinden bahsedeceğim” cümlesinde olduğu gibi. Akademisyenler, yardımla oluşturulan ve oluşturulmuş varsayımlar ve ideolojiler üzerine çalışırlar. Travmatik olayların, kurallar, kimlikler ve çıkarlardan nasıl etkilendiğini ve (geçmişte) etkilenmiş olduğunu tespit etmeye uğraşırlar. Bu, edilgen fiiller konusunda uzmanlaştığınızın ve sizin Pasif Di’li geçmiş hakkında ustalaştığınızın işaretidir.
‘Yeniden’ kelimesi
Yeniden kelimesini önüne getirdiğiniz fiilleri olabildiğince tekrarlamalısınız. Çerçevelemeyi ve yeniden çerçevelemeyi, hayal etmeyi ve yeniden hayal etmeyi, yazmayı ve yeniden yazmayı hedefleyin. Bu, okuyucularınıza yenilenmeye hâkim olduğunuzu yeniden ve yeniden gösterecek.
Karar verme yetisi
Beşeri bilimlerde içerik de tarz kadar önemlidir. Haksızlığa uğramış olanların karar verme yetilerini ön plana çıkardığınızdan emin olun. Küresel Güney’in insanları, Batılı bilgi dağarcığına adapte olmadılar; onu kendilerine adapte ettiler. Avrupa bilimini kopyalamadılar; onların ırkçı emellerini bozdular. Müslüman kadınlar, feminizmi Batı’dan öğrenmedi; onlar, feminizm var olmadan çok önce feministlerdi.
Gizleme
Tarih hakkında veya tarihsel gerçeklik hakkında yazmayın. Sadece “(bir şeyin)tarihselliği” hakkında yazın. Kolonyalizm, genel kitle tarafından geniş çapta anlaşıldığından, bu kelimeden sakınılmalıdır. Bunun yerine, “kolonyalite”, “yarı-kolonyalizm” veya “Avro-kolonyaller” üzerine çalışın. Fiziksel şiddet yavandır; gerçek akademisyenler “söylemsel şiddet” hakkında yazarlar. Modernite yerine veya hatta postmodernite yerine, “transmodernite” ve” gayrı moderniteler”i gözönüne alın. Hafızayı unutun; “ post-hafıza” hakkında çalışın.
Karmaşıklık
Yıpratmanın genel kuralı, basit fikirleri karmaşıklaştırmaktır. Bir akademisyenin diliyle “Birlikte yaşamak, “pratik sükûnet ve trajik dokunaklı tonlar, felsefi bilgelik ve umutsuz ızdırap arasında bocalar.” Bu, “birleşik öz” ve “senkronize zaman” olasılığını sağladığında, hem “ ulaşılamayanın vaadi” ve aynı zamanda “basit kanıtıdır”. Eğer bu konu herkesçe bilinseydi; birçok yerel anlaşmazlık önlenebilirdi.
Edatlar
Birçok fiil, birden fazla edat alabilir; olabildiğince fazla kullandığınızdan emin olun. Protesto politikaları, başkaları için ve onların yerine konuşmanın karmaşasından kaçamadı. Hafıza oluşturma süreci, çoklu alanlarda ve onlar boyunca gerçekleşir. Modernite, Avrupa ve Arap Dünyası içinde ve arasında ortaya çıkar.
Trendler
Hiçbir şey değişmeden kalmaz, ya da tek boyutlu değildir. Her şey akışkan, parçalara ayrılmış, melez, çok yönlü ve eklemlenmeye karşı kayıtsızdır. Birçok farklı modernite vardır. Hafıza çok şekillidir. Hiçbir şey uzaysal olarak sabit ve coğrafyaya bağımlı değildir. Kelimeler ve şeyler arasındaki çizgi geçirgendir. İkili karşıtlıklar kötücüldür. Her şeyi merkezden uzaklaştırın. Sınırları bulanıklaştırın. Öyle derin bir boşluğa atlayın ki, hiç kimsenin neden bahsettiğiniz hakkında en ufak bir fikri olmasın.
Zarif Tutarsızlık
Birbiriyle bağlantılı olmayan fikirleri birleştirmek için “olarak” kelimesini kullanın ve neden ilgili olduklarını açıklamak zorunda hissetmeyin. “Hatıra olarak mimari”, “müzakere olarak direniş” gibi örnekleri kullanın ve “gösterge olarak beden” ile “bütün olarak beden” arasındaki gerilimin bir analizini kesinlikle yazınıza dahil edin.
Alanlar
Her şey, düzensiz bir üretim alanıdır. Görünen o ki, performans, kolonileşme sonrası kadın bedenini, melez bir öznellik yapılandırma sürecinde kültürel rekabetle yüklenmiş bir alan olarak konumlandırır. Beden, kırılmanın ve anlamdırmanın alanıdır. Hukuk, devletle olan ikincil görüşmelerin alanıdır.
Yarıda kesme
İyi akademisyenler, bir konuyu açıklığa kavuşturmadan önce cümle ortasında kendilerini dizginlemeyi çok iyi bilirler. İçlerinden birinin açıkladığı gibi: “diasporik hafızanın analizi”-veya daha doğru söyleyişle, anımsatıcılar- diğer zamanları ve mekânları (büyü yoluyla) çağırır. “Bunun karşılığında, yerel nüfusu kendi modernitelerinin -ya da daha iyisi, modernitesizliklerinin, çözünen modernitenin- ‘tasavvur edicileri, üreticileri (ve en kötü anlamda yalnızca tüketicileri) olarak tanımlamamızda yardımcı olur.” Bu, okuyucularınızın içlerine işleyen ızdırabı hisssetmelerini veya sekteye uğratan kesik çizgiler koymada -ya da daha da iyisi- kesintiye uğratan parantezler açmada usta olduğunuzu anlamasına yardımcı olacaktır.
Zachary J. Foster Princeton Üniversitesi Yakın Doğu Araştırmaları bölümünde doktora öğrencisi. Ve Acaemia.edu’da ürün müdürü olarak görev yapıyor. Yukarıda belirtilen anlaşılmaz akademik dilin gerçek olduğunu anlatmak istiyor.
Yazar: Zachary J. Foster
Çevirmen: Zeynep Şenel Gencer
Başlık Görseli: Elly Walton
Kaynak link: dusunbil.com
Share:

Doria.fi Doria which is a multi-institutional repository maintained by National Library of Finland.


Welcome to Doria which is a multi-institutional repository maintained by National Library of Finland.

Collections

Share:

Institutions, Social Entrepreneurship, and Internationalization. Doctoral defense by Jie Chen


Institutions, Social Entrepreneurship, and Internationalization. Doctoral defense by Jie Chen

Share:

Koşer: "Etliye sütlüye karışmamak"

Bir akademik çalışma kapsamında ilgi alanıma giren "Koşer" hakkında ilginç bir tespit ile karşılaştım.  "Etliye sütlüye karışmamak" şeklinde dilimizde yer alan bir deyim hakkındaki tespit şu şekilde ifade edilmiş:

"Yahudi kültürünün önemli bir parçası olan yemekler diğer kültürler üzerinde ve özellikle diller üzerinde de iz bırakmıştır. Sefarad mutfağına ait kelimeler ve kavramlar, hem Türk, hem de İspanyol kültürlerinde yerel atasözü ve deyimler de yemeğin diller arası etkileşiminde önemli bir yer kazanıyor. 

Misal olarak "Etliye sütlüye karışmamak" deyimi kişinin çetrefilli durumda kalmamak için kendini güvenceye alarak taraf olmadığı ya da riskli olabilecek hiçbir şeye karışmadığı durumlarda kullanıldığı gibi her iki toplumun kültürel etkileşimi. Bu örnek Musevi Kaşer kurallarında (Yahudi beslenme kuralları) yani aynı öğünde et ve süt ürünlerini birlikte yememek ve aynı kap kacakları karıştırmamak adetinde de karşılaşıyoruz."


Kaynak:
Gülhan Kaya– www.gulhankaya.com
İzak Baron, www.salom.com.tr

Share:

Principle, Image, and System: An Introduction to the Structural Analysis of Philosophy-Science Schools in Islamic Civilization (Temeddün)

4.Uluslararası İLEM Yaz Okulu açılış konferansı İhsan Fazlıoğlu tarafından gerçekleştirilecektir.

All civilizational movements construct a semantic framework built on certain principles related to God, Universe and Human being. We call this framework as hayat-view. The hayat-view is the most fundamental principle of all civilizational movements’ interpretative acts related to existence. Besides, all civilizational movements produce images of God, Universe, and Human being, in short, the being. This production sets off for the greater part on the basis of the accumulation (information) present in human memory, related to the World-visions.

World-visions are always intertwined with hayat-views, and this intertwinement is called Weltanschauung. Weltanschauung implicates structures that emerge from the interaction of hayat-view (principle) and World-visions (image), and that is multiple by its nature. Each new civilizational movement subject these Weltanschauungs to sifting and weeding in order to integrate them with its own hayat-view. In due time Weltanschauungs belonging to that civilizational movement emerge as a result of the processes of sifting-weeding and integration. 

The said Weltanschauungs create wholes formed of the co-occurrence/collocation/association of principle and image. The “whole” make it possible for the entire civilizational movement to know and to comprehend with respect to the part. It also provides the legitimacy of knowledge and meaning. Because of that, Weltanschauungs are a civilizational movement’s systems that produce its meaning, knowledge, and value (legitimacy). In this presentation, a structural analysis of the systems of philosophy-science constructed by the Islamic civilizational movement will be undertaken within the mentioned theoretical framework. Moreover, based on this analysis certain methodological predictions will be made.
Share:

22 Haziran 2017 Perşembe

Stratejik Bakış ve Barbaros Hayreddin Paşa'nın Preveze Zaferi

Stratejik Bakış ve Barbaros Hayreddin Paşa'nın Preveze Zaferi
video

İstanbul Şehir Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Mustafa Özel, stratejik yönetim alanında güzel ve akıcı bir kitabını okurlarının istifadesine sundu. Geçmiş yıllarda kaleme aldığı eserini tekrar gözden geçiren ve güncelleyerek yayımlayan Özel, stratejik yönetim konusunun önemine dikkat çekmeyi başardı. 

Kitapta dikkat çekilen konular arasında Preveze Zaferi ve Barbaros Hayreddin Paşa'nın düşman donanması karşısında attığı adımlar yer alıyor. Metin Erksan yapımı olan "Preveze Öncesi 1538" isimli 1982 yapımı dizide anlatılan olaya göre Barbaros Hayreddin Paşa ile Amiral Andre Doria arasındaki süreç stratejinin önemini gözler önüne seriyor. 

Muhteşem Yüzyıl dizisinde işlenen bölümün aksine  dua ve ayet yazılı kağıtların gemilerin etrafına ve sulara atılması gibi mistik bir eylem değil ciddi bir strateji ile savaşın kazanıldığına işaret ediliyor. Kitabın 53 ve 54'üncü sayfalarında yer alan ifadelere göre savaşın kesin galibi olarak Andre Doria görülürken, işler hiç de beklenildiği gibi neticelenmiyor. Zafere giden yol kitapta şu ifadelerle aktarılıyor: 

"Normal şartlarda derbinin galibinin Andre Doria olması gerekir. Daha tecrübelidir ve donanması daha güçlüdür. Perde onunla açılır. Çevresine topladığı kurmaylarına, 'Yarın şu barbar Türklere karşı hangi planı uygulayalım?' diye sormaz! Sorsa, bu 'stratejik' bir plan yapma süreci olmazdı. Stratejik plan, rakibin muhtemel planını hesaba katan plandır. 

Andre Doria'nın sorusu şudur: 'Siz Barbaros'un yerinde olsaydınız, yarın nasıl bir plan uygulardınız?' Kurmaylar sıra ile fikirlerini söyler. Sonuçta Barbaros'un yarın büyük ihtimalle A Planı diyebileceğimiz bir plan uygulayacağı hususu üzerinde ittifak ederler.  Peki böyle bir durumda ne yapmalıdır? Kurmaylar yine bir bir fikirlerini açıklar ve ortak bir B Planı oluşur. Perde kapandığında Türk donanmasının yarın hapı yutacağı hususunda bahse girebilirsiniz artık. Çünkü Andre Doria'nın donanması hem daha güçlüdür, hem de Barbaros'un aklını A'dan Z'ye okumuşlardır. 

İkinci yarıda Barbaros'un karargahındayız. Eğer ünlü amiral, 'Yarın küffara karşı hangi planı uygulayalım Levendler?' diye sorsa, sahaya 1-0 yenik çıkacak ve kendinden güçlü rakipten fark yiyecektir. Eğer Andre Doria'nın sorusunu sorup, 'Siz onların yerinde olsaydınız, yarın nasıl bir plan uygulardınız?' dese maç 1-1 başlayacak ve muhtemelen Türklerin yenilgisi ile sonuçlanacaktı. Barbaros'un stratejik sorusu şu:'Acaba Andre Doria bizim yarın nasıl bir plan uygulayacağımızı tahmin ediyor?' Böylece 2-1 başlayan maç Barbaros'un net zaferiyle sonuçlanıyor."


Kaynak: Özel, M., Stratejik Liderlik, Küre Yayınları, 3. Baskı, 2016, Ekim, S. 53-54.
Share:

En Popüler Yayınlar

***

Total Pageviews

"Erdemlerin en büyüğü bilimdir. İnsanlar erdem sahibi olmazsa, şehir ve yöneticiler de erdemli olmaz." Farabi, Erdemli Şehir

Blog Archive

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Translate

Link list 3

Blog Archive

Theme Support

Son 1 Yılın Popüler Yayınları