15 Ağustos 2016 Pazartesi

Filinta Dizisi Gibi Hayatımız




Yaz dönemi başlarında bir diziye merak salmıştık ailecek: Filinta. Kimisi bütçesini abartılı bulup eleştirirken, kimisi de yapım kalitesinden dolayı övüyordu. Fakülte işlerinin yoğunluğu azalmışken ve tez yazma maratonuna da başlamadan bakalım bu dizi neyi anlatıyor dedik ve başladık izlemeye...

Yapım kalitesi ve efektleri oldukça güzeldi dizinin... Konusu da polisiye olunca tadından yenmez hale geldi... Hele bir de Osmanlı İstihbarat yapılanmasına da değinince gel keyfim gel demiştim...

Dizinin başlangıcında "Gerçek kişi ve olaylarla ilgisi yoktur" yazısı bulunsa da padişahın Sultan Abdülhamit olduğu düşünülmekteydi, ama dizinin 46. bölümündeki padişahın tahttan indirilme sahnelerinden sonra padişahın Sultan Abdülaziz olduğu anlaşıldı. şeklinde Wikipedia'da giriş yazısı ile tanıtımına başlanan bir dizidir Filinta...

Sultan Abdülaziz ülkesini modernize etme çabasındadır. Bunun için elinden gelen çabayı sarf etmektedir. Ancak birçok kişi onun gitmesine çoktan karar vermiştir. En yakınından en uzağına birçok kişinin oluşturduğu bir koalisyon bütün gücünü Sultan'ın gidişi için seferber etmiştir. 

Sultan'ın yerine geçebilecek olan şehzadelerden kendilerine muhalif olabilecek Şehzade Mehmet'e de iftira atarak zindana gitmesi için uğraşmışlardır. Bu süreçte başarısız olunca da hayatına kastetmişlerdir.

Şehzade Murat ise akli dengesi yerinde olmayan bir şehzade olarak darbeciler için bulunmaz Bursa kumaşıdır. Adeta biçilmiş kaftandır. 

Bir Darbenin AnatomisiHerkes bir plan içindedir ama Devlet-i Ali'nin de bir planı vardır. Yeni oluşturulan istihbarat ekipleri darbe girişimini fark etmişler ve bunu önlemek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Filinta Mustafa, Bıçak Ali, Kadı Gıyasettin gibi asayişten istihbarata terfi ettirilen kahramanlarımızın çabalarıyla birçok plan deşifre edilmiştir. Ancak, Sultan Abdülaziz bu darbe girişimlerinden bir tanesi başarılı olunca canından olmuştur. Darbeci hainler bileklerini keserek intihar etmiş süsü vermişlerdir. Bu hain girişim sonrasında ülke yönetimi değişmiştir. Şehzade Murat ilaçlar ve sakinleştiriciler yardımıyla tahta oturtulmuştur. (Bkz: Bir Darbenin Anatomisi, Yılmaz Öztuna, Babıali Kültür Yayıncılığı)

İnsan zamanın akışına müdahil olmak istiyor dizinin etkisiyle... Ama nafile...Hele bir de Çerkez Hasan'ın darbecileri ortadan kaldırma girişimi ve sonrasında idam edilmesi insanın yüreğini eritiyor...Darağacına giderken söylenen bir türkü ise yürek dağlayıcı bir etkiye sahip...



Aksaray'dan kar geliyor,
Ben sandım ki yar geliyor.
Çıktım baktım pencereye
Çerkes Hasan can veriyor.
Beyazıt'tır meydan yeri,
Hanımların seyran yeri
Çerkes Hasan'ı astılar
Sol yanında ferman yeri.

"Allah bu ülkeyi tüm darbecilerden korusun! Bir Çerkes Hasan ölür, bin Çerkes Hasan doğar!" diyerek can veren Çerkes Hasan, halen hayırla yad edilmektedir. Nur içinde yatsın!


Darbe girişimi sonrasında darbeciler de mutsuzdur. Çünkü padişah olarak tahta oturtulan Şehzade Murat akli dengesi yerinde olmadığı için darbecileri alay konusu yapmıştı. Şehzade Mehmet'in hayatta olduğunu öğrenen darbecilerden bir heyet, Meşrutiyet'in ilanı şartıyla tahta oturabileceği konusunda anlaşmaya varmışlardır. 
Dizide Şehzade Mehmet olarak ifade edilen ve tahta geçince Sultan II. Abdülhamit olarak karşımıza çıkan kahramanımızın da işi zordur. Çünkü, darbecilerle birlikte çalışması gerekmektedir. Kendisine emri vaki yapılan işleri otoritesini tesis ederek yoluna koyma amacındadır. 

Bir taraftan da darbe kurbanlarının intikamını almak derdindedir. Dizide henüz ismi verilmese de muhtemelen Yıldız İstihbarat Teşkilatı olarak yeniden şekillenen istihbarat, sessizce gerekli faaliyetleri gerçekleştirmektedir. 


"İstibdat" kelimesinin yabancı misyonlar ve içerideki işbirlikçileri tarafından sloganlaştırıldığı dönem olan amcası Sultan Abdülaziz'in yeğeni olarak Sultan Abdülhamit Han ülkenin kötü gidişatına bir "dur!" demek istiyordu. Savaş yanlısı Rus Çarlığı ile barış görüşmelerini yürütürken, Almanya ile işbirliği yoluna gitmek ve bu sürede de İngiltere ile denge siyaseti yürütmek gibi çok yönlü bir politika izlemek durumundaydı.
Sultan Abdülhamit'e yönelik bitmek bilmeyen darbe girişimleri, yaveri dahil birçok saray erkanından ihanet devletin idaresini oldukça zor bir hale getirmiştir.Bu süreçte Sultan için çalışan Filinta Mustafa ve arkadaşlarına sayısız defa ihanet iftirası atılmıştır. Sultan bir şekilde bu iftiraları ortaya çıkarmış ve ülkesi için çalışan ve bu uğurda hayatlarını ortaya koyan vatan evlatlarına iadeyi itibar etmiştir.

15 Temmuz 2016'da yaşanan hain darbe girişimi, bu diziyi izleyen ya da Sultan Abdülaziz dönemini ve Sultan Abdülhamit dönemini okuyan kişiler için hayrete uğratıcı bir benzerlik sergilemektedir. Ülkesine ihanet eden hain güruh da benziyor, ülkesi tarafında çalışan ve darbe karşıtı olan kişilerin iftiraya uğrayıp işinden olması da...

Hayatımız Filinta dizisi gibi olmuş gerçekten...

Adaletin tecelli etmesi temennisiyle..

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder

Live Traffic Stats