22 Ağustos 2016 Pazartesi

Nightcrawler: Bir Girişimcilik Hikayesi Filmi


Üniversitelerde verilen girişimcilik ve işletmecilik hakkındaki eğitimlerin pratiğe yönelik olmaması konusunda çok eleştiri söz konusudur. Bu eleştirilere hak vermemek de mümkün değil gerçekten....
Teorik alt yapısını destekleyebilsem bir doktora tezi bile yazılır aslında... İşletmecilik eğitimi ülkemizde gözden geçirilmesi gereken önemli bir sorun... Neden öğrencilerimizin özel sektör bünyesinde iş kurmasını sağlayacak adımlar konusunda becerileri eksik kalmakta? Hep öğrencileri mi suçlamalıyız yoksa eğitim sistemine de bir iki kelime söylenebilir mi? Girişimciliği lisans olarak okutan Özyeğin Üniversitesi gibi bazı üniversitelerde eğitimin pratik hayat odaklı olarak programlandığını görünce devlet üniversitesinde çalışan bir akademisyen olarak kıskanmamak elde değil. Yine Boğaziçi Üniversitesi gibi üniversitelerde öğrencilerin kendilerini geliştirme çabasını görünce hem kendimi hem de öğrencilerimi eleştiri yağmuruna tutuyorum. Neden daha fazla bireysel çaba gösterilmez ki?
Kısacası girişimcilik ve işletmecilik konusunda üniversitelerimizin verdiği eğitimleri bir adım öteye taşımamız gerekmektedir. Avrupa üniversitelerinin bir kısmında işletmecilik eğitimi konusu ayrı bir anabilim dalı olarak faaliyet göstermekte iken ülkemizde bu konuda kurumsallaşma ihtiyacından bahseden akademisyen çok az görünmekte...


Girişimcilik konusunda öğrencilere izletilebilecek bir filmden bahsetmek istiyorum: Nightcrawler ya da Türkçe versiyonu ile Gece Vurgunu....

Lou Bloom kariyer peşinde, genç ve hırslı bir adamdır. Hayatta amaca giden her yol mübahtır düsturunu benimseyen bu hırslı adam, geceleri şehirde yaşanan suç olaylarını tüm açıklığı ile kamerasına kaydetmeye başlar. Şehrin önde gelen televizyon kanallarından birinde gece muhabiri olarak işe girmesi de uzun sürmez.

Bir web sitesinde kısaca yukarıdaki gibi tanıtılmış olan film girişimcilik konusunda harcanan çabayı birebir yansıtmış karelerinde... Çevreyi gözlemlemek, potansiyelini keşfetmek, imkanlarını zorlamak, varlıklarını seferber etmek, benchmarking (kıyaslama yapmak), değer üretebilmek, insan kaynaklarını kullanabilmek, kendisini ve ürününü tanıtabilmek gibi birçok konuda Amerikan filmlerinin genelinde verilen kısa yoldan başarı elde etme vaadinden uzak bir yolda seyrediyor...

Haber kanallarına yönelik video kaydı yapan bir insanı görerek iş imkanı konusunda bilgi sahibi oluyor Lou Bloom ve imkanı nispetinde bir kamera alarak akşam karanlığının çökmesi ile birlikte haber değeri olabilecek olayları polis telsizlerinden takip ederek kaydetmeye çabalıyor. Elde ettiği kayıtları ise bir haber kanalına satarak geçimini sağlamaya çalışıyor...

Tabi ki bu mücadele daha profesyonel olmanın yollarını internet üzerinden araştırarak öğrenmeye çabalıyor. Kamera çekiminin kalitesi için gerekli olan odaklanma, açıların ayarlanması gibi çeşitli alanlarda kendisini geliştiriyor.

İşini büyütmeye başlayan Bloom, yardımcı ihtiyacını karşılamak için işsiz bir kişiyi stajyer olarak yanında çalıştırmaya başlıyor. Artık biraz daha profesyonel, biraz daha hızlı olan kahramanımız önemli bir cinayet vakasına polisten önce yetişiyor. Elbette görüntüleri yüksek bir rakamdan televizyon kanalına satıyor. Bu süre zarfında aklında olan kurumsallaşma ihtiyacını da hayata geçirerek Video Production News (VPN) şeklinde bir şirket kuruyor. Artık haberlerde kendisinin videolarını yayınlarken şirketinin isminin de yayınlanması şart koşuyor. 

Bu süre zarfında işletmecilik hayatının önemli bir sorunu olan "etik" ile de karşı karşıya olan kahramanımız bu konuda kitaplarda bahsedilen kuralları görmezden geliyor. Bu da günlük hayatla örtüşen bir durum. Girişimcilerin hepsinin etik kurallara riayet ettiğini söylemek mümkün değil maalesef...

Kaydettiği görüntülerde cinayetin faillerinin yer aldığını basından ve emniyet teşkilatından saklayan Bloom, haber videosunun devamını çekerek daha çok para kazanmak ve ismini duyurmak derdindedir. Bu süre zarfında katilleri ihbar edene para ödülü verileceğini de öğrenince kamerası ve asistanı ile birlikte yola çıkar. Asistanı stajyerlikten yardımcılığa terfi etme sözü ve ödülden pay alma karşılığında yardım etme kararı verir. 

Cinayetin faillerini takip eden ikili, bir restoranda katiller yemek yerken durumu polise haber verirler. Kendileri de polisi beklerken kameralarını hazırlarlar. Ödülün yanında haber videosundan da para kazanmayı amaçlamışlardır.

Polislerin restorana girmesi ile silahlı çatışma çıkar ve sonrasında suçlularla polisler arasında bir kovalamaca başlar. Tabi ki, peşlerinden de bizim kahramanlar araçlarından kamera kaydı yaparak gitmektedirler. Kovalamaca sonunda polislerden önemli kayıp verilmiştir ama suçlular da ölü olarak ele geçirilmiştir. Kamera kaydı yapma derdindeki Bloom ise asistanının yaşamını kaybetmesine rağmen video kaydına devam etmiş ve haber kanalına teslim etmiştir. 

Haber büyük bir infial yaratmıştır. Emniyette ifade veren Bloom, sakladığı bilgilerin varlığını reddetmiştir. Sonrasında serbest bırakılan Bloom, aldığı ödül ve video paraları ile şirketine yeni eleman ve araçlar almıştır. Ekibini büyüterek filmin devamının geleceği izlenimi ile filme veda etmiştir.

İşletmecilik ve girişimciliğin kolay olmadığını gerçek hayatta yaşanabilecek bir mücadele göstererek anlatan Bloom'un filmi izlenmeye değer. Tavsiye ederim. Derslerime geri dönme şansım olursa, muhtemelen sınavda soracağım bir film. Tabi ki bu nedenle de derste izleteceğim ya da izlenmesini ödev olarak vereceğim.

Muhammet Negiz
Araştırma Görevlisi


Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder

Live Traffic Stats