Ad astra per aspera... Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, nesiller ...
"Bizge vacip olğan – soñki nefeske qadar millet ve yurt oğrunda ğayrettir." İsmail Bey Gaspıralı

6 Nisan 2018 Cuma

Weber: “Demir Kafes” ya da "Iron Cage"

Weber “Demir Kafes” Devlet işlerinin kurallara bağlanması, çalışanlar arasında hiyerarşi, ödül ve ceza sistemi, iş ve işlemlerin yazılı hale gelmesi, dosyalanması gibi birçok unsuru bünyesinde barındıran bürokrasi Weber açısından işin rasyonelleştirilmesidir. Bundan sonra iş ve işleyişin kuralı, süresi, tarzı bilinir olmuştur. Ancak, Weber kolaylıklar getiren bu mekanizmanın bir tehlikesinden de bahseder. Bu, bürokrasinin zamanla katı kuralcı bir hal alması ve demir kafese dönüşmesidir. İnsanın çalışma hayatını düzene sokan bürokratik işleyiş Weber’in öngörüsüne göre esas işlevinden saparak insan unsurunun unutularak kural ve mevzuatın önemli hale geldiği bir duruma dönüşecektir. Bu durum günümüzde yoğun bir şekilde yaşanmakta, hayatımızı kolaylaştırsın diye benimsediğimiz kurallar, hayatımızı zorlaştırmakta ve çekilmez hale getirmektedir.

 Bürokrasi, Weber’in, “akılcılık”, “otorite” ve “demir kafes” ile ilgili düşüncelerinin orta yerinde yer alır. Ona göre, bürokrasi, en yüksek verimlilik derecesine ulaşmayı sağlar ve insanlar üzerinde otorite kurmanın en akılcı yoludur. Bürokrasi aynı zamanda, akılcı-yasal otoriteyi ve bu otoritenin diğer otorite biçimleri üzerindeki hâkimiyetini ifade eder (Weber, l993). 

Weber bir yandan örgütlerin rasyonel ve ileri bir inşa tarzı olduğunu belirtirken, bir diğer yandan örgütsel akılcılığın ileri noktaya varmasının bireyleri robotlaştırdığını, davranışlarda tek tipleştirmeye götüreceğini belirtir. Örgütün kuralları çerçevesinde yaşamını sürdüren insan, zamanla bu kuralları içselleştirerek günlük yaşamının bir parçası haline getirir. Ve bu noktadan sonra örgütler birey ve toplum için, bir “demir kafes” oluşturur. Bireyler bu kafesin dışına çıkamazlar, sınırlı bir alanda, sınırlı davranış kalıpları ile hareket ederler. Yaratıcılık, kendini gerçekleştirme ve özgürlük gibi insani erdemler bürokratik kurallar gereği yok edilir ve zamanla bireyler de bu yetilerinden vazgeçerler. Weber’e göre, bürokrasi yoluyla insan, kendi örgütlenme gücünün kurbanı haline gelecektir (Weber, 1993). 

Ona göre, akılcılaşma süreci, yaşamımıza anlam katan insani değerleri dışlayan bir süreçtir ve insan yaşamının en mahrem alanlarına dek uzanır. Giderek, yaşamımızın efendisi haline gelerek, bizi “demir kafes”te tutar (Sugur, 2000: 346). Bu anlamda bürokrasiler, insanları aşırı ölçülerde sınırlayan birer “cezaevi” gibidirler. Bu yapılarda, kurallar, konumlar, hiyerarşiler vs. insanları, olduğundan farklı davranmaya, yeni kişilik ve kimlik edinmeye zorlar. Aşırı rasyonalite zamanla irrasyonelliği getirecek ve toplum akılcılaştırılımmış yapılar ağından ibaret hale gelecektir. Bundan kaçış ise mümkün olmayacaktır (Ritzer, 1998: 51). 

Bu açıdan Weber, modern bürokrasilerin etkin hizmet üretmekle birlikte, neticede bireysel yaratıcılığa yer vermeyen, insani eylemin özerkliğini tehdit eden ve sonuçta kişisel özgürlüğü boğan bir mekanizma olduğunu belirtir. Bürokrasinin katı, değişmez kurallar dünyasında, memurlar insiyatif gösteremeyerek “zombileşir”, insan kendi meydana getirdiği aygıtın aksesuarı haline gelir (Loo-Reijen, 2003: 144). Genel olarak ifade etmek gerekirse, modern toplumdaki örgütler, toplumun pek çok ihtiyacına hızlı yanıtlar vermekle birlikte, hem çalışanlar hem de genel toplum için bir tür “demir kafes” oluşturmaktadırlar.  

Kaynak:
Tükel, İ., MODERN ÖRGÜTLERDE YABANCILAŞMA VE KAFKA’NIN “DÖNÜŞÜM” ROMANININ BU BAĞLAMDA ANALİZİ, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Yıl 2012, Cilt 1, Sayı 2, Sayfalar 34 - 50.
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

En Popüler Yayınlar


DOSTLUK ÜZERİNE

Total Pageviews


Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı

Prof. Dr. Fuat Sezgİn: Bir Alİmİn Ardından Notlar (2018)

Prof. Dr. Fuat Sezgİn: Bir Alİmİn Ardından Notlar (2018)
Resme Tıklayarak PDF indirebilirsiniz
"Tatmin eden övgü ve sövgü sizin olsun, idrâk veren bilgi bize yeter." Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu

"Erdemlerin en büyüğü bilimdir. İnsanlar erdem sahibi olmazsa, şehir ve yöneticiler de erdemli olmaz."
Farabi, Erdemli Şehir

"Taşköprülüzâde, 'İlim aklın ibadetidir' diyor. Biz ibadetimizi yapacağız, aklımızı kullanacağız, yola çıkacağız ve düşüneceğiz"
Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu

"İlim, gurbette vatan; cehalet, vatanda gurbettir."
İbni Rüşd

"Bir elma ağacı elmayı veriyor. Ama onun içine yeni bir elmayı büyütecek çekirdeğini de koyuyor. Eğitim böyle olmalı."
Sâmiha Ayverdi

“İlim ve marifet pek yüksek bir şey olmakla beraber lâfta ve kuvvede kaldıkça veya fiilde hilafı tatbik olundukça beyhude bir ibtilâdan başka bir şey değildir.”
M. Hamdi Yazır

"Eğer fikir aşılayabileceğiniz okurlarınız yoksa, işine dört elle sarılan entelektüelleriniz de olmaz."
Jürgen Habermas

“Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim.”
Nurettin Topçu

"Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma: Önce senin ellerin kirlenecek. "
Tolstoy

"Bin kılıçka, bir kalem daim galiptir!"
İsmail Bey Gaspıralı

"Kap dolunca taşar. İnsan, ilmen ve fikren olgunlaştıktan, belli bir seviyeye eriştikten sonra (hâliyle veya kâliyle) dolu (denizden damla), aksi takdirde boş (havadan) mesaj verir."
Prof. Dr. Bedri Gencer

"Hakkın davacısı olmazsak, haklı bir davamız olmaz."

D. Mehmet Doğan

İhsan Fazlıoğlu Dersleri

Blog Archive

ÖĞRENMEYİ SEVMEK

"Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Yalnızca öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum."
Konfüçyüs

"Bilgi, ahlaki hareketten kalan şeydir."
Nurettin Topçu

Translate

ŞEHİTLERE VEFA!

ŞEHİTLERE VEFA!
"Bebem anasız büyür, Vatansız büyüyemez!" Nene Hatun

Link list 3

Blog Archive

Rusça-Türkçe Çevİrİ Hİzmetlerİ