30 Mart 2016 Çarşamba

"-Cı, -Ci, -Cu, -Cü, -İst, -İzm"lerle Etiket Vurdukça İflah Olmayacağız



Sosyal hayatta insanlardan uzak bir hayat yaşamak mümkün değil... Sosyal bir varlık olan insanın ruhuna ters olan bir şey zaten...

İnsanlarla etkileşim içerisinde bulunurken de çeşitli ruh ve inanç dünyalarına sahip kişiliklerle etkileşim halindeyiz ister istemez... Bence de güzel birşey bu... Sağ ya da sol, ya da kendince bir görüş, bir inanç, bir inançsızlık tercih edebilir insan...

Etrafımızda bir de bu farklılıkları kabullenemeyen, kutuplaştırıcı söylemlere sahip kişiler var maalesef... Kimse kimse ile aynı düşünmek zorunda değil... Kimse kimseyi memnun etmek zorunda değil.. Ama iş birlikte yaşamaya engel boyuta gelirse bunun adı düpedüz bölücülüktür...

1000 yıl yaşayacağı söylenen Kara Şubat dahil bunu bir türlü beceremedik milletçe...

Saygı, sevgi, hoşgörü, misafirperverlik, güzel söz, güler yüz gibi hasletlerle anlatırız kendimizi yabancı ülkeden gelen misafirlere ya da eğitim sürecinde öğrencilerimize...

Peki uygulama da böyle mi?

Yemekhane kapısında "sen buyur hocam", "hayır siz buyurun", "hocam estağfurullah siz buyurun" şeklinde diyaloglar karşısında donup kalan Japon misafir, bu davranışın sebebini öğrenmek isteyince "saygı ve muhabbet " konularının Türk milleti için çok önemli olduğunu açıklar sorunun muhatabı...

Japon misafir de sorar tabii olarak:
-Madem bu kadar güzel bir kültürünüz var, o zaman neden buraya gelirken trafikte bu insanlar birer trafik canavarına dönüşüyor? Küfürler, kornalar, el işaretleri vb.. neden o zaman? Kültür sadece yemekhane kapısında mı kaldı?

Çoğunlukta olan ya da ilgili kurumda yönetim kademesinde ağır basan görüş yanlılarının tavrı hemen değişiyor. Bir kurumda bir görüşün "borusu ötüyor", diğer kurumda "başka" bir görüşün...

Bu durum apaçık ülke geleceğine pranga vurmaktır...

Birlikte yaşamak çok mu zor?

Saygı duymak çok mu zor?

İnsanların bu öfkesi hiç mi dinmeyecek?





















İnsanları birer ürün gibi etiketlemek, barkodlamak, fişlemek yarınlara birlikte hareket eden Türkiye gemisini "diğerlerini batırmak" için delmektir. Bu gemi su aldığında ise bu öfke ve nefret hepimizi boğacaktır.


“Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz ya da aptallar gibi hep beraber yok olacağız.”
Martin Luther King





Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder

Live Traffic Stats