15 Mart 2016 Salı

Rusya'da Dil ve Staj Bursu Mülakatından...


Rusya menfaat önceliklerinde ülkemizde ilişkileri başka ülkelere tercih etmeden önce öğrenci ve mezunlara yönelik mütekabiliyet esaslı güzel fırsatlar sunulmaktaydı. Bu fırsatlardan bir tanesi ülkemiz Milli Eğitim Bakanlığı ile Rusya Eğitim Bakanlığı'ının sağladıkları dil ve staj bursu idi. Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyan öğrenciler öncelikli olmak üzere lisans 4. sınıf öğrencilerinin başvuru yapabildiği burs programına başvuru yapmıştım.

İnternette yurtdışı imkanları araştırırken Amerika, Kanada, Almanya, Avusturya, İngiltere ve Finlandiya derken geçmiş yıllarda yapılmış bir burs müracaat duyurusu ve mülakat sonuçları listesine ulaştım. Rusya'da eğitim almak nasıl bir şey olabilirdi? Sınav adil mi yapılıyordu? Sınavın Rusça olan kısmı ne kadar zordu? Daha bir çok soru aklıma gelmekte iken konuyu aileme açtım. Geçmiş tarihli bir sınav duyurusu gördüğümü ve bir fırsatı kaçırdığımı esefle anlattım.

Böyle bir konuyu ailesine haber veren her Türk evladı gibi üniversiteden eve açtığım her telefonda "aman bu sene olacak sınavı takip et", "aman kaçırma", "kazanamazsan bile, yine de başvuru yap", "en kötü ihtimal tecrübe olur" gibi ikna kabiliyeti cümlelere muhatap oldum.

Sınav duyurusu için beklenen 7 ay gibi bir sürede ise düzenli olarak Rusça çalıştım. Okula giderken, otobüste gidiş-geliş yolunda Rusya siyasetinin uzun ve bitmek bilmeyen konuşmalarını mp3 formatında dinleyerek kelime hazinemi geliştirmeye çalıştım.

Tolstoy, Dostoyevski, Turgenyev, Puşkin, Soljenitsin, Boris Yeltsin gibi bir çok ismin eserlerini okumaya çalıştım. Moskof ile Rus algısı arasında gidip gelen iki ülke münasebetlerinin yansımalarını hissetmek ve bazı kelimelere daha fazla anlam yüklendiğine tanık olmak heyecan vericiydi...

Deli ile Büyük olma arasındaki küçük çizgiye takılıp kalan Petro başta olmak üzere, benzer tarihsel yolculuk serüveni yaşayan iki toplumun değerlerini anlamaya ve kıyaslamaya çalışırken mülakat için başvuru zamanı geldi. Ailemin "hatırlatıcı" nitelikteki telefonlarından birisine "şimdi açıklandı ilan" şeklindeki yanıttan sonra heyecanla başvurumu yaptım.

Kendi kendime devam ettiğim Rusça çalışmaları daha da hızlı ve stresli hale geldi. Acaba yapabilecek miydim?

Mülakat için arkadaştan ödünç alınan takım elbise, konaklama için arkadaşımın bir akrabasında misafirlik ve tanışma süreci derken mülakat için Milli Eğitim Bakanlığı'nın konferans salonunda beklemeye başladık. Herkes tatlı bir telaş ile muhtemel soruların yanıtlarını ararken, duyduğum sorulara 7610 aracılığı ile ister istemez bakmak gerekiyordu. Stres ve heyecan hat safada idi.

İsmimin anons edilmesi ile asıl olaya gelmişti sıra...

Selamlaşmalar eşliğinde yerime oturdum. Tanışma faslı, "neden Rusça?" ,"niye Rusya?", ve "sizin üniversitede Rusça dersi yokmuş, nasıl öğrendin o halde?" gibi sorular eşliğinde başlayan mülakat, edebiyat, spor ve ülke bilgisi gibi çeşitli alanlara yöneldik.

Mülakat jürisinin Rus tarafı ise Rusça olarak sorular sormaya başladı. "Povtorite pojalusta" diyerek heyecan ve dile henüz tam hakim olamamanın verdiği stres ile soruların tekrar edilmesine yönelik ricalarla derdimi anlatabildim.. Ya da anlatmaya çalıştım..

"Peki seni göndersek geçinebilecek misin?", "maddi durumun müsait mi?" gibi sorulara cevap vermeye çalışırken, mülakatın olumlu geçtiği hissi yavaş yavaş hakim olmaya başlamıştı. İmkansızlara yönelik sorular bazen duygusal anların yaşanmasına neden olsa da genel olarak jüri heyetinin bir birlerine onaylayıcı bakış attıklarına tanık olmak rahatlatıcı etki yaptı.

Nihayet mülakat süreci sona erdi ve diğer adayın ismini anons etmemi istediler.
Korku, heyecan, stres, hüzün ve umut arasında gidip gelen duygusal anlarım yerini sınav sonuçlarının açıklanacağı günü merak etmeye bıraktı.

Sınav sonuçları olumlu gelirse diye Rusça çalışmaya devam ettim. Kitaplar, filmler, şarkıcılar, açık oturumlar ve diziler aracılığıyla -ki o dönemde Youtube bu kadar zengin içeriğe sahip değildi- kelime dağarcığımı ve dil bilgimi geliştirmeye çalıştım.

Sonuçlar açıklandığında da yaklaşık 100-110 kişilik başvuru listesinde ilk 30'da yer aldığımı görünce büyük bir sevinç yaşadım. Rusya ve Rus milletini az da olsa tanıma şansım oldu bu fırsatla. Ön yargılar yıkıldı, dil ve kültüre yönelik bilgilerim tazelendi. Başka bir yazının konusu olabilecek birçok kazanımım oldu.

Uçak hadisesi ile ülkemizin ulusal onuru zedeleyici bir tahriğe gerek var mıydı bilmiyorum. Bu imkandan yararlanan sıradışı yeteneklerin kendilerini gerçekleştirmesine ve birer kültür elçisi olmalarına neden taş konur ki? Umarım bir iyileşme süreci gerçekleşir.




Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder

Live Traffic Stats